Prana Maya Kosha yani Enerji Bedeni (Pranamaya Kosha) , prana ayrıca chi veya Qi olarak da tanınır. Biz bu enerjiyi fiziksel bedenin fonksiyonlarının çalışması ve hareket etmesini mümkün kılan bir aura veya bir güç alanı olarak algılarız. En pahalı ve en güçlü araçların bile yakıt olmadan bir yere gitmeleri mümkün değildir. Aynı şey bizim fiziksel bedenimiz için de geçerlidir. Bu prana hem fiziksel bedeni hem de aklımızı besler.
Enerjinizi verimli kullanabiliyor musunuz? Günü geçirebilmek için çay, kahve, çikolata veya şeker gibi uyarıcılara ihtiyaç mı duyuyorsunuz? Enerjinizin bir kısmını ayırabiliyor musunuz yoksa yorgun düşene kadar enerjinizin son damlasını kullanıyor musunuz?’’çok yorgunum.’’ Veya ‘’Hiç enerjim yok’’ gibi ifadeler kullanıyormusunuz?
Enerji bedeni nedir?
Bu enerji bedeni çok süptildir. Onun bu süptilliği çok da güçlüdür. Bu bedenin kemikleri ve kasları olmadığı için anatomisine ve fizyolojisine farklı bir açıdan bakmak gerekir. Bu enerjinin hareketi nefesin dışa doğru olan hareketinde görülür. Hava ile birlikte nefes alırken aynı zamanda içimize pranayı yani yaşam gücünü de almış oluruz. Hava nefes aracılığı ile bedenin bütün parçalarına dağılır. Prana hücrelerin, organları ve kemiklerin aralarında ve içlerinde bulunan boşlukları delerek girer. Aklımızın rehberliğinde nefes hücrelerimizi yaşam yaşam enerjisiyle aşılar ve gerginlikle beraber rahatsızlığın da bedenden akıp gitmesi için davette bulunur.
Enerji bedeni sayesinde bir amaç doğrultusunda nefes alıp vermenin gücünü deneyimleriz. Derin nefes alıp ve onu tan olarak dışarıya vermek aslında stresten kurtulma enerjisini de sahiptir.
Bir amaç dahilinde nefes alıp vermek yüzde bulunan çizgileri de yumuşatır.
Tıpkı bir bebeğin pürüzsüz yüzü gibi kaygılardan arınmış bir memnuniyet ortaya çıkar. Dengeli nefes enerji bedenimize doğru gönderildiğinde ise zihnimizdeki bütün düşünce hareketi yavaşlatır. Zihnimizi sakinleştirir.
Fiziksel bedenin rahatlayıp gevşemesinin bizleri sarmalayan etkileri enerji bedeninin de devreye girmesiyle artar. Tıpkı bütün dünyayı bir kenara bırakarak uykuya dalan bir çocuğun bedeni gibi bizim bedenimiz de ağırlaşır. Huzur dolu bir uykuyla uyumakta olan bir çocuğu kaldırdığınızda onun ne kadar ağır olduğunu gözlemleyin. Biz yetişkinler için de bu total gevşemeyi gerçekleştirmek zordur.
Bizler hem fiziksel hem de enerjik seviyelerde daha gevşemiş ve gerginliklerden kurtulmuş olmayı yaşarız. Enerji daha süptil bir bedene çekilirken fiziksel bedenimiz daha da ağırlaşır. Belki de kendimizi bir ton ağırlığındaymışız gibi hissederiz. İlk deneyim olarak belki de bu ağırlık hissi rahatsız edici olabilir. Kısa bir süre sonra gevşeme duygusunun verdiği memnuniyet bu tür rahatsızlık duygularını da ortadan kaldıracaktır.
Asanalar Nedir? Asanaların her birinin kendine özgü bir biçimi vardır ve geometriktirler. Herhangi bir pozda belirli bir hareket, yön duygusu ve ağırlık merkezi bulunmalıdır. Ağırlık merkezini sağlamak için kaslar düzgün bir biçimde olmalıdır. Pelvis ve omuz kemerlerinin dengesi ve sağlamlığı, omurganın denge ve simetrisi açısından çok gereklidir.
Yoga zihin, beden ve nefesin tepki ve alışkanlık düzenlerini fark etme ve gözlemlemeyi öğrenme sürecidir. Bu hareket modellerinin farkına vardığınızda yavaş yavaş ve sebat ederek onların yerine daha dengeli başka hareket, nefes ve düşünme modellerini geçirebilirsiniz.
Her pozda, her harekete karşılık eşit miktarda ve zıt başka bir hareket vardır. Tek yönde hareket etmek vücutta olumlu bir değişiklik yaratmaz. Bir dayanak noktası oluşturulmadan esneme ve uzama olmaz. Her hareket için, gerinme ve uzamaya yardımcı olacak bir dayanak noktası vardır. Bu dayanak noktası eklemlerde sağlamlık ve boşluk oluşturur; kasların uzamasını sağlar; organların yumuşak ve esnek olmalarına ve yerlerine doğru yerleşmelerine yardımcı olur.
Ayakta yapılan pozlarda ayaklar yere iyice basar; böylece bacaklar ve omurga esner ve ayaklardan uzağa doğru uzatılır. Oturarak yapılan duruşlarda, kalça kemikleri omurganın yükselmesine ve uzamasına olanak sağlayan bir dayanak sağlama işlevine sahiptir. Baş aşağı yapılan duruşlarda baş, eller ya da kolların ön kısımları, gövde ve bacakların uzatılmasını sağlayan bir dayanak ve denge noktası görevini yerine getirir.
Asıl amacın poz olmadığını aklınızdan çıkarmayın. Amaç, asanaların etkileri üzerinde düşünmeyi de içeren düşünsel sürecin tamamıdır.
Asanaların çeşitli etkileri;
• Ayakta yapılan duruşlar canlılık ve enerjiyi artırır.
• Oturarak yapılan duruşların sakinleştirici etkisi vardır.
• Dönme ve bükülme hareketleri arındırıcıdır.
• Sırtüstü yapılan hareketler dinlendiricidir.
• Yüzüstü yapılan duruşlar enerji verir.
• Baş aşağı yapılan duruşlar zihnisel gücü artırır.
• Denge duruşları hafiflik duygusu yaratır.
• Arkaya doğru yapılan eğilme hareketleri zindeleştiricidir.
• Sıçrama hareketleri kıvraklığı geliştirir.
Asana pozlarının sık sık yapılması kemik, eklem ve kasları düzgünleştirip hizaya sokar ve aynı zamanda fiziksel güç ve esneklik, dengeli kas hareketi ve dayanma gücü sağlar. Eylemlerin analizi ve deneme yanılma yöntemi sayesinde, doğru çaba keşfedilir. Doğru çaba, hareketi yaparken kolaylık ve çaba arasında denge kurulmasına olanak sağlar. Kas gruplarının doğru şekilde esnetilip kasılması mümkün olur; kemikler eklemlere tam olarak oturur; sinir sistemi sakinleşip yatışır. Sonra da derin düşünme hali gelir.
Eylem sırasında kendiliğinden ortaya çıkar.
Alıştırmalar yinelendikçe yararları da zaman içinde gitgide artar. Pratikleri sistematik olarak yapmalı, işe basit duruşlarla başlayarak zaman geçtikçe daha karmaşık asanaları hareket dizisine katmalısınız. Beden hakkında belirli bir duruşla bağlantılı olarak bilgi elde edebilmek için bir pozun içerisinde beş altı nefes kalınmalı.
Duruşlara alışmak ve onları rahatça gerçekleştirmek genellikle yaklaşık iki yıl alır. İlk başta bedenin daha büyük çaplı hareketlerine bağlı olarak çok büyük bir aşama kaydedilmesi mümkündür. Asanaları daha incelikli uygulamaya başladıktan sonra daha yavaş bir ilerleme görülür. Asıl öğrenme işte bu aşamada gerçekleşir. Sabır, sebat, açıklık ve çaba başarılı bir alıştırmanın anahtarlarıdır. Pratik yapmak bedenin fiziksel özelliklerini değiştirdiği kadar zihinsel, duygusal ve ruhsal durumunu da değişikliğe uğratır.
Asananın, pozların son noktası olmadığını kavramak önem taşır. Asana, bir sonraki poza dikkatle hazırlanma, poza geçme ve pozdan dikkatle çıkma evrelerinden oluşur. Poz böylelikle sürekli olarak değişim ve gelişim gösterir, durağan değildir. Poz sırasında duruşu doğru ve eksiksiz yapmak ve doğru uyumu sağlamak gereklidir.
Poza doğru başlarsanız, duruş en iyi şekilde gerçekleşir ve en fazla yararı elde edebilirsiniz. Enerji eşit oranda akar. Poz bilinçli olarak çıkarsanız, yaralanma ve sinir sistemine zarar verme riski de en aza inmiş olur.
Hangi sıklıkta alıştırma yapmalıyım?
Hangi sıklıkta alıştırma yapacağınız size kalmıştır. Yoga yapacağınız zamanları yoğun programınızın parçası haline getirmelisiniz, çünkü düzenli egzersiz yapmak çok önemlidir. Bazı kişiler haftada bir defa yoga yapmaktan memnunken, diğerlerine her gün veya haftada iki üç kere pratik yapmak iyi gelebilir. Bu tamamen sizin gereksinimlerinize, zamanla ilgili kısıtlamalara ve motivasyon düzeyinize bağlıdır. Az çabanın bile çok yarar sağlayacağını unutmayın. Bir kerede iki saat çalışmaktansa düzenli olarak birkaç hareketi tekrarlamak sizin için çok daha yararlı olacaktır.
Asanalar ne zaman yapılır? Hangi rahatsızlıklarda Asanalar yapılmaz?
Asanalar günün her saatinde yapılabilir. Sabahleyin alıştırma yaptığınızda vücut daha sert ve gergin olmakla birlikte zihin daha keskin olur. Akşam saatlerinde yapılan bir yoga seansında ise, vücut daha esnek ve yumuşak ama zihin daha donuk olacaktır.
Egzersiz yaparken gözlerinizi rahat ama açık tutun. Gözleriniz dış dünyaya bakmalı ama hareketlerin beden üzerindeki etkisini değerlendirebilmek için zihin içe odaklanmalıdır. Kulaklarınız nefesinizin yumuşak ve doğal sesini dinleyecek, düzgün ve sürekli nefes aldığınızdan emin olmanızı sağlayacaklardır. Ağzınız kapalı olmalıdır. Yogadaki birçok hareket ve nefes tekniğinin sağaltıcı etkisi vardır. Bununla birlikte, bazı durumlarda belirli duruşların yapılması uygun değildir (yapılmaları önerilmez):
• Kalp bozuklukları: Kollarınızı başınızın üzerine kaldırmayın.
• Âdet dönemi: Baş aşağı duruşları yapmayın.
• Gebelik: Nefesi tutma alıştırması yapmayın.
• Göz sorunları, kulak ağrısı veya tıkanıklığı: Nefes tutma alıştırmasını ve baş aşağı duruşları uygulamayın.
• Yüksek tansiyon: Bacakların duvara dayandığı hareket hariç, nefes tutma alıştırmasını ve baş aşağı duruşları uygulamayın.
Herhangi bir hastalığınız veya tıbbi bir sorununuz varsa, yogaya başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir. Sorularınızı veya sizi kaygılandıran noktaları uzman bir yoga eğitmenine sormanız iyi olur.
Asana egzersizlerini yaparken mideniz boş olmalıdır. En iyisi, yoga yapmaya başlamadan önce hafif bir yemekten sonra iki saat, ağır bir yemekten sonra ise dört saat geçmesini beklemektir. Asanalar karın bölgesini esnetir, sıkıştırır, döndürür ve tersine çevirir. Mide bulantısı, mide yanması ya da kramp gibi mideyle ilgili rahatsızlıklar dolu mideyle yoga yapmaktan kaynaklanabilir.
Yoga derslerine bir öğretmen eşliğinde devam etmek yaptığınız yoga egzersizlerini güçlendirebilir. Hareketleri uygulama şeklinizle ilgili yorum yapabilecek bir öğretmenin gözetiminde olmak, hem yogayı kavrayışınız hem de gelişiminiz açısından önemlidir.
Duruşları uygularken hareketleri doğru yaptığımızı sık sık düşünürüz ama aslında ya yanlış durur, duruşun kesinliği ve yararlarına gölge düşürürüz ya da hareketle ilgili bilincimiz tam değildir. Başka birinin sizi dikkatle izlemesi farkındalığınızı artırır ve sizi kendinizle ilgili daha fazla şey öğrenmeye teşvik eder.
Öğretmeniniz size hareketleri yapma biçiminizle ilgili zor hedefler koyabilir ve bazı değişiklikler yapmanızı önerebilir, ki bu çalışmalarınızı güçlendirip onlara derinlik kazandıracaktır. Daha önce aklınızın ucundan bile geçmeyen ince ayrıntıları öğrenirsiniz.
Daha sonra enerjiniz tazelenmiş ve motive olmuş şekilde evinize gidip, egzersizleri yaparken yeni edindiğiniz bu farkındalık duygusundan yararlanabilirsiniz.
Bir yoga sınıfının kolektif enerjisi, benzer düşüncedeki insanların bir araya gelmesiyle birleştiğinde yoga konusunda edindiğiniz deneyim güç kazanır. Deneyimlerinizi kurstaki diğer kişilerle paylaşabilir, böylece birbirinizin farkındalık ve bilgi düzeyinin artmasına yardımda bulunmuş olursunuz.
Yoga Sutralar asanaların mutlaka kıvraklık ve gevşeme şeklinde çift yönlü etkisi olması gerektiğini söyler. Yogaya ilk başladığınızda her şey çaba gerektirir. Beden zihin sistemi yabancı topraklarda yolunu bulmaya çalışmakta, bütünüyle yeni devinim ve var oluş yolları aramaktadır. En sonunda çaba ve kolaylık hissi, asana alıştırmasında dengelenir ve nefes düzgün akmaya başlar.
Beş beden kılıfları (koşalar) ne demektir? Modern zamanımızda çok işe yarayan gevşeme teknikleri vardır. Burada size önerecek olduğum teknik Yoga Sutras of Patanjaliden geliyor. Bu teknik duyguların içeri çekilmesi anlamına gelen’’pratyahara’’ olarak anılır. Organların kabuğunun içine çeken kendilerini bu dünyadan izole eden kaplumbağalar bu teknik için klasik bir örnek olarak gösterilir.
Eğer odaya üzgün bir yüz ifadesi ile girecek olursam bana kendimi nasıl hissettiğimi sorabilirsiniz.’’evet, iyiyim’’desem siz fiziksel bedenime bakarak değil de zihnimin yansıması olan görüntüme bakarak,’’Emin misin? İyi görünmüyorsun’’ diyebilirsiniz. Oysa bedenim yine aynı bedendir. Kollarım, ayaklarım, gövdem… Yüzümde gözlerim, kulaklarım, burnum ve ağzım. Ama bir şekilde omuzlarım düşmüş, sırtım kamburlaşmış ve dudaklarımın kenarları da aşağıya doğru asılmıştır. Zihnimizin ve ruhumuzun aynası olan gözlerimizde üzüntü vardır. Aklımızdaki düşünceler tıpkı bir sinemada filmin tekrar yansıtılması gibi bedenimizi yansıtmıştır. Benim üzüntümü göremediyseniz de ben odaya girdiğimde onu hissetmiş olabilirsiniz. Bizler beden, akıl ve ruhtan oluşan çok boyutlu yaratıklarız.
Bedeni ve aklı rahatlatıp gevşetmek için onların görevlerinden geçici olarak uzaklaşmaları gerekir. Bedenin sağlamca desteklendiğini bilerek bütün kaslarımızın gevşemesine müsaade etmeliyiz. Bu sırada akılda kendini koyuvermeli ve gevşemeli. Bu artık ne yapılması gerektiğini düşündüğümüz bir zaman dilimi değil bedene ve aklımıza verdiğimiz kısa bir moladır.
Geleneksel yoga tekstlerine göre çok çeşitli bedenler vardır ve bunlar Maya koshas olarak adlandırılır. Maya illüzyon, koşa da beden veya kılıf manalarına gelir. İçimizdeki ışığı ve saf kişiliğimizi örten zihin beden vardır. İç ışığımız ise değişmeyen tek sabittir. Bunun dışındaki her şey, tıpkı etrafımızı saran doğa gibi birer illüzyondur çünkü onlar sürekli değişmektedir.
Tam bir iyileşmenin sağlanabilmesi için bu Beş beden kılıfları (koşalar) her birinin dıştan en içe doğru sistematik olarak gevşetilmesi gerekmektedir.
Fiziksel Beden (Annamaya Kosha), Sanskrit’te kılıf fiziksel beden olarak bilinir ve Anna Maya Kosha veya gıda bedeni olarak adlandırılır. Bizse onu beden yani vücut diye adlandırırız. Kemikler, kaslar, organlar, kan ve onları çevreleyip saran cilt, saçlar ve tırnaklar bedenimizi oluşturmaktadır. Dün yemiş olduğunuz soya fasulyesi yarının saçları veya dişleri olacaktır. Fiziksel bedenimiz (Annamaya Kosha) yediğimiz içtiğimiz gıdalar, tekrarlanan hareketler, ısı değişiklikleri ve duruşlarımızdan etkilenir ve gerilir. Oturmadığımız ve uzanmadığımız zamanlarda veya bedenimiz bizim canımızı yakmadığında pek onun farkına varmayız. Bu kez bize nasıl hissettiği konusunda bir takım mesajlar fısıldıyor veya bağırarak anlatıyor. Çoğu zaman biz bu mesajları görmezden geliriz ve gece uykusunu alıp da kalktığımız zaman eski iyi veya kötü alışkanlıklarımız devam ederiz. Stres oluşmaya başladığında üretilen bedensel duygular bunu normal yaşamın bir parçasıymış gibi algılar. Yaşlanmak ise ağrılar ve sertlikle eşanlamlı hale gelir.
Rahatlamayı ve gevşemeyi öğrenip ve bedenimizdeki gerginlikten kurtulduğumuz zaman zaman esneme ve yumuşama bedenimize geri döner ve beraberinde gençlik hissini de getirir.
Günümüzün büyük bir kısmını fiziksel bedenimizin (Annamaya Kosha) durumunu önemsemeden geçiririz. Gevşeme konusunda ustalaştığımızda, bazen basit bir düşünce, gözlem veya bedenimizi fark etmemiz bizi gevşemeye götürecektir.
Kronik kas kasılmalarından kurtulup rahatlamak için o kaslarımızı olduğundan daha çok kasarız, esnetiriz. Hareketi abartarak bu kasları germek onların rahatlamasını sağlar. Yangın ile mücadele etmek için ateş kullanmak gibi bir şey. Gerginlikten kurtulmak için yine gerilmeyi kullanırız. Bedeni rahatlaması için bilinçli sıkmak. Gerilmenin bütün kısımlar tarafından eşit hissedilmesini ve dengeli olmasını sağlayın. Yapacağınız hareket ihtiyacı olan bölgeyle sınırlı tutun ve bedenin diğer bölgelerini gevşek bırakın. İlk önce gerilmenin nerede toplandığını keşfedin ve sonra orayı sıkıştırarak rahatlamanın gelmesini sağlayın. Bu çok önemli bir gözlemdir. Çünkü günlük yaşamınızda daha az gözlemciyizdir ve vücudumuzu alışık olduğu şekilde germeye devam ederiz.
Gevşemenin bu ilk basamağında enerji dış uzuvlarımızdan yukarıya doğru hareket eder. Bacaklarımızdan enerjiyi çekerken geçici olarak yerin çekiminden kurtulur ve içimizde daha derinlere gideriz.
Fiziksel Beden Nedir?
Günümüzün büyük bir kısmını yürüyerek veya ayakta mı geçiriyorsunuz?
Bacaklarımızı ayak uçlarımızdan kalçalarımıza kadar gerginleştirdiğinizde nerede acı veya sertliğin oluştuğunu gözlemleyebiliriz. Bacağın iç mi yoksa arka kısmımı daha serttir? Bazen sadece bir bacağınızda olabilir. Gevşeme hareketlerini düzenli olarak yaptığınızda bedenimizi nasıl kullanacağımız bilinci artar. Bacaklardaki enerjiyi dengelediğimizde bacaklarımızı da dengeleyebiliriz ve bu fiziksel denge yaptığımız her şeyde bir stabilite sağlar.
Bacaklarımız direkt olarak beli etkiler. Bacaklarımızın birinde veya ikisinde gerilme varsa belimiz bunu hisseder. Bunun terside olur. Bacaklarınızı gerip gevşetirken belinizin de aynı şekilde gevşediğine dikkat edin.
El ve kollarımızı gevşetme hareketleri yaptığımızda günlük yaşantımızda yaptığımız, çanta taşımak veya tenis oynamak gibi hareketlerin neden olduğu gerginliğin farkına varırız.
Karnımız, yumuşak ve kolay yaralanabilir organlarımızı hem örter hem de korur. Karnın pelvis kemiğinden göğüs kemiğinin altına kadar uzandığına dikkat edin. Günümüz modasında sıkı karından bahsedilmektedir ancak burada karın kaslarının gelişmiş olmasından bahsedilir yoksa karnın içeride kalma kapasitesi değil. Kolay bir nefes alış için karnımızın rahat ve gevşek olması gerekir.
Bedenimizin belli bölümlerini sıkıp gevşeterek fiziksel bedenimizdeki enerjiyi açığa çıkarabiliriz. Böylelikle kendimizi fiziksel bedenimizin kısıtlamalarından kurtarabiliriz. Fiziksel beden (Annamaya Kosha) rahatlayıp gevşediğinde ağırlık hissi duyumsanır.
Yoga’nın İyileştirici Yolu
https://izmirkarunayoga.com/wp-content/uploads/2019/01/annayama-kosha.png250250İzmir Karuna Yogahttps://izmirkarunayoga.com/wp-content/uploads/2018/06/karunalogo.pngİzmir Karuna Yoga2019-01-27 12:37:532019-03-10 00:49:14Fiziksel Beden (Annamaya Kosha)
Her birey kendi gurusu olmadıkça başka guruların esiri olacaktır’
Kendinizi hiç gergin bir kasınızı esnetmek için yoga dersine giderken buldunuz mu? Durum öyleyse, yalnız değilsiniz. Dünyada yaklaşık 30 milyon kişi yoga yapıyor ve birçoğu yogayı sakatlanmaya karşı etkileri nedeniyle tercih ediyor. Bu etkiler arasında kasları esnetmek ve hareket kabiliyetini arttırma yer alıyor. ““Yoga bunu, vücudun hareket aralığını işe dahil ederek ve kaslarla eklemlerdeki sertliği yumuşatarak başarıyor.”
Örnek olarak; aşağı bakan köpek duruşunda triceps, omuz, bel ve bacak ön kasları, stabilizör olarak işe dahil olur. Bu sırada biceps, sırt ve bacak kaslarının tamamı da hareketi sağlayan kaslar olarak görev yapar. Bu esneklik ve güç hareketi, daha sağlam bir vücuda ulaşılmasını sağlar.
Yoga yapanlar mutlaka vücutlarının limitlerini bilmeli. Yogayı çok fazla güç kullanarak ve zihinleri rahatlamadan yapması zarar verir.
Bora Ercan hocanın Surya’dan patanjaliye’ye yoga kitabında yazdığı gibi, belki yıllar boyunca o duruşu yapacağız ama biz değiştiğimiz için o duruştaki içsel halimiz de farklı olacak. Yoga, ‘’kullan, at, bitir, unut, yenisini ara’’ gibi günümüz tüketim döngülerinin çok dışındadır. Tam tersine kendisini yeniden üretir, çoğaltır.
Her birey kendi gurusu olmakça başka guruların esiri olacaktır.
Yoga yaparken nelere dikkat etmeliyiz?
Yogayı iyileşmek veya küçük bir sakatlıktan kurtulmak için yapıyorsanız, yönlendirmeler çok önemlidir. “Güncel bir sorununuz varsa, eğitmen eşliğinde çalışmalısınız” Hatha yoga sağlıklı insanların gireceği sınıflar eğer teşhis konmuş bir rahatsızlıkları varsa yoga terapi sınıflarına yönlendirmeliyiz. sisteminde aşırı zorlanmaya veya güçsüzlüğe bağlı sakatlanmalar yaşayan insanlarla çalışırız. Her seans öncesi bütün eğitmenler herkese bir sakatlığı olup olmadığını sorar ve onlara sınıfın genelinden farklı olarak alternatif duruşlar tavsiye eder.
Acı ve ağrı arasındaki farkı anlamamız gerekiyor ağrı varsa bizlik değil doktora yönlendirmemiz gerekir. Acı varsa nefes almaya devam edin. Eğer rahat nefes alamıyorsanız, aşırıya kaçmışsınız demektir.
Yogaya yeni başlıyorsanız ağırdan alın, bir çok sakatlanma bu dönemde başlıyor. Vücudunuzu nasıl kullanmanız gerektiğinizde bandaların ne olduğunu hissetten sonra bu sorun ortadan kalkacaktır.
Rekabetçi ruhunuzu kapının dışında bırakın.
Uzunca bir süre deneyimli bir hoca ile çalışmadan omurga ve boynunuzu deneyimli bir eğitmenle hizalanmayı öğrenmeden ters pozlar yapmayın. Karın gücünün bandalardan geldiğini fark etmeden ellere, kollara ağırlık verilen pozları yapmayın.
Yoga akrobatik pozların bir araya geldiği bir çalışma sistemi değil. Yoganın tarihine baktığımızda sadece meditatif pozlar olduğunu görüyoruz. O iç sakinliği bularak bedenin kaybettiği hizayı bulmak önemli.
Biz yogada kemik hizası kullanıyoruz o yüzden eklemlere dikkat edin, dizlerinize, kalçalarınıza ve göğüs kafesi ve boyun hizalarınıza dikkat edin.
Yogayı düzenli olarak yapmak pozlarda her geçen gün daha derinleşmek yoğun yapılan bir yoga seansından daha iyidir.
Dikkatli olun, sakatlanmalar, yoga yolculuğunun bir parçası olmak zorunda değil. Ağrılar pozlar yanlış yapıldığında meydana gelir. Yoga yolunu ruhsal bir aydınlanma olarak kullanabilirsiniz. Fiziksel beden bunun için bir araç
Yoga bir spor olarak görülmemelidir. Yogayı bir çeşit esneme seansı veya jimnastik gibi görüyorsanız, sakatlanma ihtimaliniz artacaktır. Yoga, sağlıklı bir vücut, pozitif bir zihin ve dengeli duyguların sistemidir. Sakatlanma konusunda korkularınız varsa, lütfen yoga terapi ve Iyengar sınıflarına katılın.