Dosha Nedir?

Dosha Nedir?

Dosha, genel refahı artırmaya odaklanan eski bir Hint tıp sistemi olan Ayurveda’da temel bir kavramdır. Kelimenin tam anlamıyla Sanskritçe’den “hata” veya “kusur” olarak tercüme edilir, ancak Ayurveda’da sağlığınızı yönettiğine inanılan üç spesifik zihin-beden enerjisini ifade eder.

Bu üç dosha şunlardır:

  • Vata: Hava ve uzay unsurlarıyla ilişkili olan vata dosha, hareketi, yaratıcılığı ve iletişimi yönetir.
  • Pitta: Ateş ve su elementleriyle ilişkili olan pitta dosha, metabolizmayı, sindirimi ve odaklanmayı yönetir.
  • Kapha: Su ve toprak elementleriyle ilişkili olan kapha dosha yapıyı, istikrarı ve büyümeyi yönetir.

Ayurveda’ya göre herkes üç doshanın benzersiz bir kombinasyonuna sahiptir, ancak genellikle bir veya iki dosha baskındır. Bu baskın doshanın fiziksel ve zihinsel özelliklerinizin yanı sıra belirli sağlık sorunlarına duyarlılığınızı da etkilediği düşünülmektedir.

İşte doshalarla ilgili bazı önemli noktalar:

  • Dosha Dengesi: Ayurveda, optimum sağlık için doşalarınız arasında dengeyi korumayı vurgular. Diyet, yaşam tarzı ve stres gibi faktörler dengesizliklere neden olabilir.
  • Dosha Değerlendirmesi: Ayurveda uygulayıcılarıyla yapılan görüşmeler ve testler de dahil olmak üzere baskın doşanızı değerlendirmenin çeşitli yöntemleri vardır.
  • Yaşam Tarzı Uygulamaları: Ayurveda, doşalarınızı dengelemek için diyet, yoga, meditasyon ve bitkisel ilaçlar da dahil olmak üzere çeşitli uygulamalar sunar.

Ayurveda’nın geleneksel bir tıp sistemi olduğunu ve doşalarla ilgili spesifik iddialarını destekleyen bilimsel kanıtların sınırlı olduğunu belirtmek önemlidir. Bununla birlikte, birçok kişi dosha konseptini bedenlerini ve zihinlerini anlamada ve refahı teşvik eden yaşam tarzı seçimleri yapmada yararlı bulmaktadır.

Dhatus Nedir?

Dhatus Nedir?

Ayurveda’da Dhatus, vücut dokularının yedi temel yapı taşıdır. Bunlar, tüm yapınızı ve fizyolojinizi oluşturmak için bir araya gelen vücudunuzun temel bileşenleri gibidir. “Dhatu” kelimesi Sanskritçeden “tutan” veya “element” anlamına gelir.

Toplu olarak Sapta Dhatus olarak bilinen yedi Dhatu vardır:

  1. Rasa Dhatu (Plazma/Lenf): Bu, sindirimden sonra oluşan ilk Dhatu’dur ve sonraki tüm Dhatu’ların temelini oluşturur. Besler ve besinleri vücudun her yerine taşır.
  2. Rakta Dhatu (Kan): Rasa Dhatu’dan oluşan Rakta Dhatu, oksijeni, besin maddelerini ve atık ürünleri taşıyan asıl kandır.
  3. Mamsa Dhatu (Kaslar): Rakta Dhatu, kasları oluşturan ve koruyan Mamsa Dhatu’ya dönüşür.
  4. Meda Dhatu (Yağ): Mamsa Dhatu, vücudun yağ dokusu olan Meda Dhatu’yu oluşturur. Yalıtım, yastıklama ve enerji depolama sağlar.
  5. Asthi Dhatu (Kemikler): Meda Dhatu, vücuda yapı ve destek sağlayan Asthi Dhatu kemiklerinin oluşumuna katkıda bulunur.
  6. Majja Dhatu (Kemik İliği): Asthi Dhatu, kırmızı kan hücreleri üreten ve bağışıklıkta rol oynayan kemik iliği Majja Dhatu’yu barındırır.
  7. Shukra Dhatu (Üreme Sıvıları): Son Dhatu olan Shukra Dhatu, meni ve yumurtalık gibi üreme sıvılarını ifade eder.

Bu Dhatu’ların birbirine bağlı olduğuna ve birbirlerinin üzerine inşa edildiğine inanılıyor. Her Dhatu’nun düzgün çalışması ve gelişmesi için bir öncekinden uygun şekilde beslenmesi gerekir.

Dhatus hakkında bazı ek noktalar şunlardır:

  1. Doşik Etki: Ayurveda, üç Dosha’nın (Vata, Pitta, Kapha) Dhatus üzerindeki etkisini kabul eder. Dengeli Doshaları sürdürmek sağlıklı Dhatu oluşumunu destekler.
  2. Dhatu Dengesizliği: Herhangi bir Dhatu’daki dengesizlikler sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayurveda, Dhatu dengesizliklerini gidermek için diyet, yaşam tarzı ve bitkisel ilaçlar sunar.

Dhatus, Ayurveda’da vücudun yapısını ve işlevini anlamak için bir çerçeve sağlayan temel bir kavramdır. Dhatus’un bilimsel temeli sınırlı olsa da, Ayurveda uygulayıcılarının sağlık önerilerini kişiselleştirmesi için değerli bir araç olarak hizmet vermektedir.

Ayurveda Nedir?

Ayurveda Nedir?

Ayurveda binlerce yıldır uygulanan geleneksel bir Hint tıp sistemidir. Genellikle “yaşam bilimi” olarak anılır ve optimum sağlık ve refahı elde etmek için zihin, beden ve ruh arasındaki dengeyi korumaya odaklanır.

Ayurveda’nın bazı önemli yönleri şunlardır:

  • Bütünsel yaklaşım: Zihin, beden ve ruhun birbirine bağlılığını ve bir alandaki dengesizliklerin diğerlerini nasıl etkileyebileceğini vurgular.
  • Önleyici odak: Ayurveda, yalnızca hastalıkları ortaya çıktıktan sonra tedavi etmeye odaklanmak yerine, uygun beslenme, yaşam tarzı uygulamaları ve bitkisel ilaçlar yoluyla hastalıkları önlemeyi amaçlar.
  • Bireyselleştirilmiş yaklaşım: Ayurveda uygulayıcıları herkesin benzersiz bir yapıya sahip olduğuna ve tedavi planlarının bireysel ihtiyaçlara ve dengesizliklere göre şekillendirildiğine inanır.

Ayurveda’nın Hindistan’da ve dünyanın diğer bölgelerinde yaygın olarak uygulanmasına rağmen alternatif bir tıp sistemi olarak kabul edildiğini belirtmek önemlidir. Etkinliği her zaman bilimsel kanıtlarla desteklenmez ve herhangi bir Ayurveda tedavisini kullanmadan önce kalifiye bir sağlık uzmanına danışmak çok önemlidir.

Karuna Yoga yeni şubesi ile Alsancakta…

Karuna Yoga yeni şubesi ile Alsancakta…

Alsancak Karuna Yoga şubesi ile sizlerle…  Erciyes’in eteklerinde başlayan Karuna’nın hikayesi yıllar önce Smyrna’nın kıyılarına taşındı… Şimdi ise bizi çağıran enerji ile adını yıllar önce Sangha ‘ortak amaç, ortak alan’ olarak vermiş olanlara bin teşekkürle Alsancak Karuna doğuyor…. Şefkati ile varlık bulan Karuna’nın bu alana çekilmesi tesadüf olamaz… Yoga yolunda karşılaştıklarımıza yenilerini ekleyeceğimiz ‘Alsancak Karuna’ çok yakında kapılarını yoga ailesine açıyor… Yolumuza ortak olan tüm yoga sevenleri bekliyoruz…
Karuna Ailesi…

30 Ağustos Zafer Bayramı-2019

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.

Adho Mukha Svanasana (Aşağı Bakan Köpek Pozu) ’nın omurga sağlığı ile ilişkisi

Adho Mukha Svanasana (Aşağı Bakan Köpek Pozu) ’nın omurga sağlığı ile ilişkisi

Adho Mukha Svanasanasvanasana - Adho Mukha Svanasana (Aşağı Bakan Köpek Pozu) ’nın omurga sağlığı ile ilişkisi (Aşağı Bakan Köpek Pozu); Günlük hayattaki duruş bozuklukları maalesef omurga ve genel olarak beden sağlığımız için problemler oluşturmaktadır. Genellikle oturma pozisyonunda uzun saatler kalan kişilerde sırtta kamburlaşma, pelvis pozisyonunda bozulma ve ayakta uzun saatler kalan kişilerde de diz eklem kilidi kullanımına bağlı pelvis pozisyonun bozulması, omurganın normal eğrilerini kaybetmesi ve başa kadar olan yanlış duruş gelişebilmektedir. Bunların sonucu da diz, bel, sırt, boyun ve hatta baş ağrıları, omuz kuşağı problemleri ortaya çıkmaktadır. Çünkü vücudumuz bir zincirleme sisteme sahiptir.

Hatha yoga bedendeki bu zincire saygı göstererek çalışır. Aynı vücuttaki zincir gibi pozlarda bir zincir gibi birbirine bağlı bir akışla gerçekleşir. Hem kuvvet hem esneme, açılma sağlar. Yin yoga ise direk fasya üstünden çalışır. Ama biz şimdi hatha yogadaki bir poz üstünden konuşacağız; Adho mukha savanasa yani aşağı bakan köpek.

Aşağı bakan köpek pozu doğru düzeltmeler yapıldığında harika bir yüzeyel arka hat germesi ve omurga uzaması sağlar ki bu omurga sağlığı açısından çok önemlidir. Sırttaki kambur yoğun oturma pozisyonunda çalışmanın omurgadaki yükünü temsil ederken bir yandan da zihinsel, duygusal yükleri temsil eder. Zira yoga’nın güzelliği zaten bedeni içten dışa ve dıştan içe el almasıdır. Çünkü bu dönemde bedeni ya da zihni tek başına ele almak oldukça sığ kalacaktır. Aşağı bakanınıza yerleştiğinizde biraz dizleri bükerek sırttın özgürleşmesi için alan yaratır, kalça tabanı açarak pelvik tabanın gevşemesini sağlar, bel lordozunu dengede tutmak için karnınızı biraz belinize çeker, omuzları özgürleştirip, başın ağırlığını bırakarak kalbi iyice eriterek sırttın akışına izin verirken bir yandan da nefes ile birlikte uzun bir omurga elde edebilirsiniz. Bedeninize özen göstererek poza girdiğinizde evinize gelmiş, kendinize yer açmış olursunuz. Bu uzun ve açık omurga yüklerinizden kurtulmanız ve omurga sağlığınız için kendinize verdiğiniz en değerli hediye olur.

Uzm. Fzt. Özge Üstüntaş

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun

Aydınlık bir gelecek için her şeyimiz çocuklarımız. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.

Yoga dolu 13. yılımızı kutladık

Hayat sana teşekkürler olsun🙏

28 Aralık 2006 da Karuna yoga kapılarını büyük bir aşk ile açtık. Önceliğimiz para kazanmak olmadı. İşimizi severek inanarak büyük bir aşkla yapmak oldu.
Uzun yıllardır, yoga nın açtığı o güzel yolda herşeyden önce dinlemeyi ve hissetmeyi öğrendim…

29 Ekim Cumhuriyet Bayarımımız Kutlu Olsun

“Efendiler, yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz”

27 Ekim 1923‘te Vekiller Heyeti’nin istifası TBMM’de okunduktan sonra, yeni bir vekiller heyeti kurma yolunda çalışmalar başladı. Muhalefetin yeni hükûmet kurma çabasında bir sonuç alınamadı. 28 Ekim’de Çankaya Köşkü’ndeki akşam yemeğinde İsmet Paşa, Fethi Bey, Kazım Paşa, Kemalettin Sami Paşa, Halit Paşa, Rize mebusu Fuat ve Afyon mebusu Ruşen Eşref Bey’i misafir olarak ağırlayan Mustafa Kemal Paşa, kabine bunalımından çıkma yolu üzerine görüştü ve misafirlerine “Efendiler, yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz” dedi. Yemekten sonra Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa birlikte kanun tasarısını hazırladı.

29 ekim cumhuriyet bayrami cumhuriyet nasil ilan edildi 1 300x146 - 29 Ekim Cumhuriyet Bayarımımız Kutlu Olsun

 

Halk Fırkası Grubu toplantısı ve Cumhuriyet’in ilanı

Mecliste 29 Ekim 1923 sabahı toplanan Halk Fırkası Grubu kabine değişikliği için görüşmelere başladı. Görüşmelerin çıkmaza girmesi üzerine Mustafa Kemal Paşa’nın meselenin halli için görevlendirilmesine karar verildi. Çözüm için bir saat izin isteyen Mustafa Kemal, bir saat sonra kürsüye çıkarak yönetim biçiminin Cumhuriyet olması halinde hükûmet bunalımlarının yaşanmayacağının, bunun için rejimin Cumhuriyet olarak tescil edilmesi ve yönetim biçiminin buna göre düzenlenmesi gerektiğini ifade etti ve anayasa değişikliği teklifini sundu. Fırka toplantısında yapılan konuşmaların ardından teklifin önce bütünü, sonra ayrı ayrı maddeleri okunarak kabul edildi.

“29 Ekim 1923 tarih ve 364 sayılı Teşkilât-ı Esasîye Kanununun Bazı Mevaddının Tavzihan Tadiline Dair Kanun” ile 1921 Teşkilât-ı Esasîye Kanunu’nun altı maddesinde (ilk hali) (1, 2, 4, 10, 11 ve 12. maddeler) değişiklik yapılmış; birinci maddesi şu şekilde değiştirilmiştir:

“Hâkimiyet, bilâkaydü şart Milletindir. İdare usûlü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir. Türkiye Devletinin şekl-i Hükûmeti, Cumhuriyettir”. (tam metni)

Meclis toplantısı

Halk Fırkası Grubunun toplantısından hemen sonra meclis toplantısı açıldı. Meclis başka konularla meşgul okurken, teklif edilen kanun tasarısı Kanun-ı Esasî Encümeni tarafından usulen incelenip tutanağı hazırlandı. Kanun, birçok konuşmacının “Yaşasın Cumhuriyet!” sesleriyle alkışlanan konuşmalarıyla kabul edildi. Ardından cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. 158 üyenin oybirliği ile Ankara Milletvekili Gazi Mustafa Kemal cumhurbaşkanı seçildi.

29 ekim cumhuriyet bayrami cumhuriyet nasil ilan edildi 3 300x183 - 29 Ekim Cumhuriyet Bayarımımız Kutlu Olsun

 

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı olarak kabul edilmesi

29 Ekim 1923’te TBMM, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu (1921 Anayasası)’nda yaptığı değişiklikle, devletin yönetim biçimini cumhuriyet olarak ilan etmiştir. Aynı gece bu ilan, atılan 101 pare top ile kutlanmıştır. 1924 yılında ise cumhuriyetin ilanı şenliklerle kutlanmıştır.

2 Şubat 1925’te, Hariciye Vekaleti’nce (Dışişleri Bakanlığı) düzenlenen bir kanun teklifinde 29 Ekim’in bayram olması önerilmiştir. Bu teklif Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelenmiş ve 18 Nisan’da karara bağlanmıştır. 19 Nisan’da ise teklif TBMM tarafından kabul edilmiştir. 628 sayılı bu kanun ile 29 Ekim, 1925’ten itibaren ülke içinde ve dış temsilciliklerde bayram olarak kutlanmaya başlamıştır.

30 Ağustos Zafer Bayramı

30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.