29 Ekim Cumhuriyet Bayarımımız Kutlu Olsun

“Efendiler, yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz”

27 Ekim 1923‘te Vekiller Heyeti’nin istifası TBMM’de okunduktan sonra, yeni bir vekiller heyeti kurma yolunda çalışmalar başladı. Muhalefetin yeni hükûmet kurma çabasında bir sonuç alınamadı. 28 Ekim’de Çankaya Köşkü’ndeki akşam yemeğinde İsmet Paşa, Fethi Bey, Kazım Paşa, Kemalettin Sami Paşa, Halit Paşa, Rize mebusu Fuat ve Afyon mebusu Ruşen Eşref Bey’i misafir olarak ağırlayan Mustafa Kemal Paşa, kabine bunalımından çıkma yolu üzerine görüştü ve misafirlerine “Efendiler, yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz” dedi. Yemekten sonra Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa birlikte kanun tasarısını hazırladı.

 

Halk Fırkası Grubu toplantısı ve Cumhuriyet’in ilanı

Mecliste 29 Ekim 1923 sabahı toplanan Halk Fırkası Grubu kabine değişikliği için görüşmelere başladı. Görüşmelerin çıkmaza girmesi üzerine Mustafa Kemal Paşa’nın meselenin halli için görevlendirilmesine karar verildi. Çözüm için bir saat izin isteyen Mustafa Kemal, bir saat sonra kürsüye çıkarak yönetim biçiminin Cumhuriyet olması halinde hükûmet bunalımlarının yaşanmayacağının, bunun için rejimin Cumhuriyet olarak tescil edilmesi ve yönetim biçiminin buna göre düzenlenmesi gerektiğini ifade etti ve anayasa değişikliği teklifini sundu. Fırka toplantısında yapılan konuşmaların ardından teklifin önce bütünü, sonra ayrı ayrı maddeleri okunarak kabul edildi.

“29 Ekim 1923 tarih ve 364 sayılı Teşkilât-ı Esasîye Kanununun Bazı Mevaddının Tavzihan Tadiline Dair Kanun” ile 1921 Teşkilât-ı Esasîye Kanunu’nun altı maddesinde (ilk hali) (1, 2, 4, 10, 11 ve 12. maddeler) değişiklik yapılmış; birinci maddesi şu şekilde değiştirilmiştir:

“Hâkimiyet, bilâkaydü şart Milletindir. İdare usûlü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir. Türkiye Devletinin şekl-i Hükûmeti, Cumhuriyettir”. (tam metni)

Meclis toplantısı

Halk Fırkası Grubunun toplantısından hemen sonra meclis toplantısı açıldı. Meclis başka konularla meşgul okurken, teklif edilen kanun tasarısı Kanun-ı Esasî Encümeni tarafından usulen incelenip tutanağı hazırlandı. Kanun, birçok konuşmacının “Yaşasın Cumhuriyet!” sesleriyle alkışlanan konuşmalarıyla kabul edildi. Ardından cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. 158 üyenin oybirliği ile Ankara Milletvekili Gazi Mustafa Kemal cumhurbaşkanı seçildi.

29 ekim cumhuriyet bayramı izmir

 

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı olarak kabul edilmesi

29 Ekim 1923’te TBMM, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu (1921 Anayasası)’nda yaptığı değişiklikle, devletin yönetim biçimini cumhuriyet olarak ilan etmiştir. Aynı gece bu ilan, atılan 101 pare top ile kutlanmıştır. 1924 yılında ise cumhuriyetin ilanı şenliklerle kutlanmıştır.

2 Şubat 1925’te, Hariciye Vekaleti’nce (Dışişleri Bakanlığı) düzenlenen bir kanun teklifinde 29 Ekim’in bayram olması önerilmiştir. Bu teklif Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelenmiş ve 18 Nisan’da karara bağlanmıştır. 19 Nisan’da ise teklif TBMM tarafından kabul edilmiştir. 628 sayılı bu kanun ile 29 Ekim, 1925’ten itibaren ülke içinde ve dış temsilciliklerde bayram olarak kutlanmaya başlamıştır.

Garudasana (Kartal Pozu) 

GARUDASANA (Kartal Pozu) 

Garuda ve Garudasana Pozu
Garuda; Mahabharata Destanı’nda geçen Vishnu’nun bu dünyadaki aracı (vahana) olan bir kuştur. Bu kuşun kartal ya da çaylak görünümünde olduğu söylenir. Bu kuşun, eski Hindu ritüellerinde kullanılan soma (ritüellerde kullanılan kutsal içecek) yı cennetten yeryüzüne getirdiğine inanılırdı.
Hikaye şöyledir:
Rishiler’den (bilge) Kashyapa’nın birbiriyle çekişmekte olan Kadru ve Vinata adında iki eşi vardır ve iki eşi de çocuk istemektedir. Kadru bin tane yumurta isterken Vinata iki yumurta ister. Kadru’nun çocukları hemen doğar, bunlar naga yani küçük yılanlardır (dünyadaki yılanların Kadru’dan geldiği söylenir) ve Kadru Vinata’yla alay eder çünkü yumurtaları hala ilk günkü gibidir. Vinata Kadru’ya imrendiği için yumurtalarından birini erken kırar ve içinden üzgün, yarı şekil almış bir yaratık çıkar. Bedeninin üstü mükemmeldir keskin bir gagası, güzel omuzları ve mükemmel kanatları vardır ancak bacakları küçük, zayıf ve şekilsizdir. Yaratık annesine çok kızgındır çünkü
onu dünyaya erken getirmiştir ve annesine lanet eder. Gökyüzüne uçar ve biz onu her gün güneş doğmadan önce olan kırmızı, sarı, turuncu, pembe hatta bazen lavanta renginde görürüz, adı Aruna olur. Anne Vinata bu defa akıllanmıştır ve tam beş yüz yıl sonra ikinci yumurtası çatlar ve içinden güzel kanatları ve uzuvlarıyla Suparna (Garuda) çıkar ve annesine bir bakış fırlatıp yemek bulmak için uçar. Bu esnada Kadru Vinata’yı kandırarak onu kendisinin ve yılan oğullarının (yılan oğulları bun istemese de) kölesi yapar. Garuda annesinin başına gelenleri duyar ve annesinin yükünü hafifletmek için yardıma gider. Kadru ve yılan oğulları, Vinata ve Garuda’ya eziyet çektirirler, üç dünya üzerinde görmek istedikleri her yere Garuda’yı sürüklerler. Bunu bitirmek isteyen Garuda kuzenlerine annesi Vinata’nın özgürlüğü için onlara ne vermesi gerektiğini sorar kuzenleri aynı anda amrita yani tanrıların ölümsüzlük iksirini yani soma’yı içmek istediklerini söylerler. Garuda böylece ölümsüzlüğün peşine düşer bu esnada büyük bir açlığın da üstesinden gelmelidir. Eski bir Hint Krallığı olan Nishadalar’ı yutar ama açlığına en ufak bir fayda gelmez. Birbirleriyle savaşan büyük filleri ve kaplumbağaları görür, pençeleriyle yakalar ve rahat bir şekilde yiyebileceği bir yer arar. Ağırlığını taşıyabilecek büyük bir ağaç görür ve oraya doğru uçar. Tam konacakken binlerce rishi (bilge) görür, rishiler Garuda’dan yardım isterler, buraya sıkıştıklarını ve eve dönmek istediklerini söylerler. Garuda rishilerin hallerine üzülür ve bulundukları dalı kırarak onları evlerini yeniden bulabilsinler diye toprağa nazik bir şekilde koyar. Garuda Gandhamadana Dağı’na giderek pençesinde tuttuğu filleri ve kaplumbağaları yer. Artık Garuda görevine hazırdır. Ancak kuzenlerinin istediği amrita tanrılar tarafından sıkı bir şekilde korunmaktadır. Tanrılar amrita’yı gökyüzüne dokunan büyük bir ateş çemberinin içine koymuşlardır. Bunu geçmeyi başarsa bile sonraki engelde keskin bıçaklarla donanmış bir tekerlek vardır. Bundan da geçse amrita’nın her bir yanında devasa yılanlar vardır. Garuda ilk başta nehirlerden ve okyanustan çektiği suyu püskürterek ateşi söndürür, sonra kendisini küçük bir kuş haline getirip metal mekanizmanın içinden geçer. Üçüncü olarak yılanları keskin gagası ve pençeleriyle öldürür ve amrita’yı alır. Tanrı Vishnu bu kuştan ve onun zekasından etkilenir şöyle der ‘Seni amrita olmadan ölümsüz yapabilirim.’ Garuda da şöyle der ‘O zaman ben de sonsuza kadar senle olurum ve seni istediğin yere götürürüm’. Tanrı Indra ise memnun değildir ve Garuda’ya yılanları sonsuza kadar yemesine izin vereceğinin sözünü verir ve ekler ‘Yeter ki amrita’yı tanrılara geri ver’. Garuda şöyle cevaplar ‘İzin ver Kadru’nun oğullarına yetecek kadar götüreyim, böylece annem özgür olsun sonra geri kalanını sana veriririm.’ Garuda amrita’yı kuzenlerinin yanına götürür ve onu kutsal bir kusha çiminin (Buddha’nın da üzerinde meditasyon yaptığına inanılan kutsal keskin otlar) üzerine koyar. ‘Annemin gitmesine izin verin, o sizi köleniz olamaz artık’ der ve Kadru oğullarıyla birlikte Garuda’yı onaylar. Garuda ekler Bu tanrısal maddeyi içmeden önce yıkanmalı ve arınmalısınız.’ Yılanlar sürünerek arınmaya giderler. Tüm bunları Tanrı Indra izlemektedir ve her yer boşaldığında amrita’yı alır. Yılanlar geri döndüğünde amrita kabının yerinde çimler üzerinde bir kaç damla amrita bulurlar ve acele bir şekilde yerdeki amrita damlalarını yalamaya çalışırlar. Çok fazla alamazlar ancak keskin ot dillerini kesip ikiye ayırır. Bu sebeple yılanlar çatal dillidir. Yılanlar amrita’dan az da olsa faydalanıp deri değiştirirler. Garuda’ya gelince, ömrü boyunca istediği kadar yılan yiyip annesiyle mutlu mesut yaşar. Ancak Vishnu’ya olan sözünü de unutmaz ve üç dünyada da Vishnu’nun aracı olarak ün salar. Tüm destanlarda olduğu gibi metaforların altındaki gerçeği görmek önemlidir. Metaforlar çok da olsa her biri hayatta karşımıza illaki çıkan olaylardır. Amrita veya soma nedir? Garuda’nın annesi Vinata ilk yumurta için neden acele etmiştir? Garuda’nın Vinata’yı kurtarmak için yaptığı fedakarlıkları sen de yapabilir misin? Anneyi kurtarmak neden bu kadar önemlidir? Garuda’nın açlığı neyi simgeler? Senin bu hayattaki açlığın nedir? Ölümsüzlüğün bir damlasını alan yılanların derilerinden kurtulması gibi senin de bu hayatta neyi üzerinden atman gerekir? Yoga ve yoga yolu kendi içimize dönüp kendi cevaplarımızı bulmamız için destanları, asanaları, tanrıları ve nicelerini önümüze sunmuştur. Kendini sorgularsan sadece sana ait olacak cevapları alırsın ve kimbilir belki sen de cennetten yeryüzüne tanrıların ölümsüzlük içeceğini getiren Garuda gibi engellerden geçerek Garudasana pozunun şifasına erişebilirsin ve bu hayattaki ölümsüzlüğünü tadarsın. Garuda and the Serpents: Stories of Friends and Foes from Hindu

Mythology, Sattar, Arshia. Juggernaut
Books, 2018 s.11-21
‘Garuda Hindu Mythology’, The Editors of Encyclopedia of Brittanica. (Son Erişim Tarihi: 09.03.2020)
Buddhism: Tantric Buddhism (including China and Japan) ; Buddhism in Nepal and Tibet, Williams Paul.
New York: Routledge, s.262 (Aktaran: wikipedia.com, ‘Desmotachya Bippinnata

Diğer pozlar;

Shavasana (Ceset pozu)
Simhasana (Aslan pozu)
Mayurasana (Tavus kuşu pozu)
Kukkutasana – Cock (Horoz pozu)
Kurmasana Tortoise (Kaplumbağa pozu)
Vrishchikasana Scorpion (Akrep pozu)
Utthita Trikonasana (Üçgen pozu)
Garudasana (Kartal Pozu)
Bakasana (Turna Pozu)
Eka Pada Koundinyasana (Karga Pozu)
Chakrasana (Tekerlek Pozu)
Balasana (Çocuk Pozu)


İzmir Karuna Yoga
Adres: Bostanlı Mah. Cengiz Topel Cad. 6347. Sok.Onurlular Apt. No:5 35590 Karşıyaka/İZMİR 
E-Mail: yoginiserife@gmail.com
Telefon: 0545 531 87 75 (Şerife Karahançer)

Bakasana (Turna Pozu)

BAKASANA (Turna Pozu)

Bakasana (Turna Pozu), suda duran bir turna kuşunun duruşuna benzer. Hint mitolojisinde günün birinde toprak kavgası yapan iki aile vardır. Mahabharata ve Pandava aileleri. Beş Pandava erkek kardeş bir iddiada Mahabharata ailesine yenilince krallıktan reddedilirler. Ceza olarak on iki yıl boyunca ormanda kalacaklardır. Bir gün çok susarlar ve göle giderler. Aniden bir ses onlara hangi kardeş su içmeye kalkarsa öleceğini söyler. Ancak kardeşler bu sese riayet etmezle ve dört kardeş arka arkaya ölürler. En son beşinci kardeş gelir. Kardeşlerinin öldüğünü görünce çok üzülür. Ses tekrar konuşur ama bu sefer Yudhisthara konuşanı görür. Kocaman bir turna kuşudur konuşan. Ölüm tanrısıdır aslında. Kardeşlerini ben öldürdüm, eğer sudan içersen sen de ölürsün der. Ancak sorularını doğru cevaplarsa ona hayatını bağışlayacaktır.

Birinci soru şudur: ‘Dünyadan ne haberler var? ’Yudhisthara bu soruya dünyevi bir yanıt vermez onun yerine şöyle der: ’Tüm canlılar içlerindeki ilahi doğalarını kaybettiler, bir cehalet içerisine düştüler ve acı çekmekteler.’

İkinci soru şöyleydi: ’Dünyanın harikası nedir? Yine dünyevi bir cevap vermedi, şöyle dedi:’Her şey ama her şey ölmekte ama biz hala bu bize olmayacakmış sanıyoruz.’

Üçüncü soru ise şöyleydi:’Doğru yol nedir?’ Cevap şöyle geldi:’Doğru yol yogilerin ve azizlerin ulaştığı kendini bilme yoludur.’ Son bir soru daha sorar turna kuşu:

Dördümcü soru ise ’En mutlu kimdir?’ ‘Tüm karmasını temizlemiş kişidir.’ Der genç adam. Sonunda turna kuşu gerçek kimliğini söyler, kendini ölüm tanrısı Yama olarak tanıtır.

Bu sorular karşısında Yudhisthara dengesini kaybetmemiştir. Biz de bu pozda konsantre olarak dengede kalmaya davet ediliyoruz.

Çeviri:Yeşer Eren

Diğer pozlar;

Shavasana (Ceset pozu)
Simhasana (Aslan pozu)
Mayurasana (Tavus kuşu pozu)
Kukkutasana – Cock (Horoz pozu)
Kurmasana Tortoise (Kaplumbağa pozu)
Vrishchikasana Scorpion (Akrep pozu)
Utthita Trikonasana (Üçgen pozu)
Garudasana (Kartal Pozu)
Bakasana (Turna Pozu)
Eka Pada Koundinyasana (Karga Pozu)
Chakrasana (Tekerlek Pozu)
Balasana (Çocuk Pozu)


İzmir Karuna Yoga
Adres: Bostanlı Mah. Cengiz Topel Cad. 6347. Sok.Onurlular Apt. No:5 35590 Karşıyaka/İZMİR 
E-Mail: yoginiserife@gmail.com
Telefon: 0545 531 87 75 (Şerife Karahançer)

Eka Pada Koundinyasana (Karga Pozu)

Eka Pada Koundinyasana (Karga Pozu)

Eka Pada Koundinyasana (Karga Pozu), Bilge Koundinya ile prens Siddharta’nın hikayesidir. Prens doğunca pek çok bilge prensle ilgili çok güzel tahminlerde bulunurlar. Yalnız bir tek bilge-Koundinya prensin krallığı terk edeceğine dair bir kehanette bulunur. Kral bunu üzerine bilgeyi krallıktan men eder. Gitmeden önce krala şöyle der. ‘Oğlunun aydınlandığı gün ben orada olacağım ve ona aydınlanmış anlamına gelen Buda adını vereceğim der. Kral ve kraliçe oğullarını korunaklı yerlerde tutarlar. Saraydan dışarı çıkarmazlar. Ancak prens büyüyünce dışarıdaki hayatı tanımak ister. Kral tüm yaşlı, hasta, fakir insanları ortadan kaldırtır. Prens yollarda gezerken hayatın hep mutlu, zengin ve sağlıklı olduğunu düşünür. Prens köşeyi dönünce yoldan çıkar ve apayrı bir mekana doğru ilerler. Orada yaşlı, hasta ve fakir insanlar görür. Bir gece yarısı prens insanlığın acı çekişini sona erdirmek için saraydan kaçar, dışarıda onu Koundinya beklemektedir. Yıllarca ikisi birlikte kendilerini bedene ve zihne olan bağımlılıktan kurtarmak için çilekeşçe bir tutum sergilerler. Ama sonunda prens daha fazla acıdan başka bir şey elde etmediklerini görür. Prens bu fikrini söyleyince bilgeyle olan birliktelikleri sona erer. İşte böylece prens bir Orta Yol bulur. Buna Budizm yolu da denir. Aydınlanmasının üzerine Koundiya’yı bulur ve ona 4 gerçekten bahseder. O an bilge prensin artık Buda olduğunu anlar ve onun öğrencisi olur.

Bu 4 gerçek şunlardır:

  • Yaşamak acı çekmektir.
  • Arzular acının temelidir.
  • Acıyı durdurmak mümkündür.
  • Acı sekiz ilke ile durdurulabilir.

Doğru anlayış, doğru düşünce, doğru konuşma, doğru davranış, doğru yaşam,doğru çaba, doğru farkındalık ve doğru konsantrasyon. Bu poz bize aydınlanmaya giden zorlu yolu hatırlatır.

Çeviri:Yeşer Eren

Diğer pozlar;

Shavasana (Ceset pozu)
Simhasana (Aslan pozu)
Mayurasana (Tavus kuşu pozu)
Kukkutasana – Cock (Horoz pozu)
Kurmasana Tortoise (Kaplumbağa pozu)
Vrishchikasana Scorpion (Akrep pozu)
Utthita Trikonasana (Üçgen pozu)
Garudasana (Kartal Pozu)
Bakasana (Turna Pozu)
Eka Pada Koundinyasana (Karga Pozu)
Chakrasana (Tekerlek Pozu)
Balasana (Çocuk Pozu)


İzmir Karuna Yoga
Adres: Bostanlı Mah. Cengiz Topel Cad. 6347. Sok.Onurlular Apt. No:5 35590 Karşıyaka/İZMİR 
E-Mail: yoginiserife@gmail.com
Telefon: 0545 531 87 75 (Şerife Karahançer)

Chakrasana (Tekerlek Pozu)

Chakrasana (Tekerlek Pozu)

Chakrasana (Tekerlek Pozu), çok derin bir geriye eğilme pozudur. Aynı zamanda mukha dhanurasana (yay) pozuna da benzemektedir. Tek farkı bu pozda eller yay pozunda olduğu gibi ayak bileklerini kavramaz. Chakrasana Tekerlek Pozunun anlamı vücudun tekerlek gibi dönmesidir. Yogiler vücudumuzda enerji merkezleri tespit ettiler ve bunlara chakra adını verdiler. Çünkü görünüş olarak dönen tekerleklere benziyorlardı. Yoga pratikleri bu enerji tekerleklerinin dengeli bir şekilde dönmesine yardımcı olmaktadır.

Chakrasana Tekerlek Pozunda omurgamızı açıp ellerimizle bileklerimizden yakaladığımızda enerji serbestçe tüm vücudumuzu dolanarak tüm çarka merkezlerimiz dengelenir.

Çeviri: Yeşer Eren

Diğer pozlar;

Shavasana (Ceset pozu)
Simhasana (Aslan pozu)
Mayurasana (Tavus kuşu pozu)
Kukkutasana – Cock (Horoz pozu)
Kurmasana Tortoise (Kaplumbağa pozu)
Vrishchikasana Scorpion (Akrep pozu)
Utthita Trikonasana (Üçgen pozu)
Garudasana (Kartal Pozu)
Bakasana (Turna Pozu)
Eka Pada Koundinyasana (Karga Pozu)
Chakrasana (Tekerlek Pozu)
Balasana (Çocuk Pozu)


İzmir Karuna Yoga
Adres: Bostanlı Mah. Cengiz Topel Cad. 6347. Sok.Onurlular Apt. No:5 35590 Karşıyaka/İZMİR 
E-Mail: yoginiserife@gmail.com
Telefon: 0545 531 87 75 (Şerife Karahançer)

Her canlının kendi yogası vardır…

Her canlının kendi yogası vardır…

Her canlının kendi yogası vardır… Dünyada ne kadar canlı varsa onların kendi yogaları vardır ve ne kadar insan varsa herkesin yogası kendinedir. Kendi sesimiz, kendi yürüyüşümüz, gülüşümüz gibi yoga da bize özgüdür

 


İzmir Karuna Yoga
Adres: Bostanlı Mah. Cengiz Topel Cad. 6347. Sok.Onurlular Apt. No:5 35590 Karşıyaka/İZMİR 
E-Mail: yoginiserife@gmail.com
Telefon: 0545 531 87 75 (Şerife Karahançer)

Ne Kadar Uzun Olduğunu Nerden Bilebilirsin?

Ne Kadar Uzun Olduğunu Nerden Bilebilirsin?

“Bir ağaç gölge verdiğini ve gölgesinin iyi olduğunu nereden bilir?… Sen, ne kadar uzun olduğunu nasıl bilebilirsin?… Devam et…”
B.K.S. Iyengar

 


İzmir Karuna Yoga
Adres: Bostanlı Mah. Cengiz Topel Cad. 6347. Sok.Onurlular Apt. No:5 35590 Karşıyaka/İZMİR 
E-Mail: yoginiserife@gmail.com
Telefon: 0545 531 87 75 (Şerife Karahançer)

Yaşam Koçu Şehime Gül Gözen ile Kendine Yol Açmak

Yaşam Koçu Şehime Gül Gözen ile Kendine Yol Açmak

Yaşam Koçu Şehime Gül Gözen ‘den KENDİNE YOL AÇMAK “Dönüşüm Atölyeleri “ eğitimine İzmir Karuna Yoga’da başlıyor.

I.MODÜL / Niyet ve Odak
II.MODÜL / İçimdeki Savaşçı 
III: MODÜL/ Gölge ve IŞIK 
IV. MODÜL/Modül Kalbin Kapıları

I.MODÜL / Niyet ve Odak

a. Niyetim nerede Odağım nerede?
b. Sosyal Atom( Çevremde neler oluyor bana en yakın ve en uzak tuttuğum hayatımda neler var ? Önceliklerim neler nasıl değiştirebilirim?)
c. İçimizdeki sesler (Küçüklükten beri gelen kodlarım neler?)
d. Kendi merkezimde kalmak gül ile çalışmak ve kelimelerden bir platform oluşturmak (Meditasyon çalışması)“

KENDİ YOLUNU KENDİN AÇMAN, HAYALİNİ GERÇEK KILMAN,
SANA VERİLEN HEDİYEYİ BİZİMLE PAYLAŞMAN İÇİN…
Şehime Gül Gözen

Hangi işte çalıştığının, ne kazandığının, ne okuduğunun, evli mi bekar mı olduğunun, aslında hiçbir önemi yok. Sen kendinle bağlantı kurup istediğin yolda gidiyor musun? Bunu bana hayat boyu dışarıdan soran olmadı .

Büyürken nasıl yaşanması gerektiğini anlatan bir okul yok. Aslında bunun tek bir tarifi de… Bir kılavuz var o da kendimiziz. Onu ne kadar iyi tanırsak onunla ne kadar çok irtibatta kalırsak hayatı algılayış ve yaşayış şeklimiz de o kadar değişiyor. Hislerimiz, düşüncelerimiz, sezgilerimiz, hayattan duyumsadıklarımız rehberlik ediyor.

Ailelerimizin yaptıklarını heves ettiklerimizi tekrarlayarak yola başlıyoruz. İlk başta taklit ediyoruz .Bu durum hayat boyu da sürebilir ve biz kendimizi bir kenarda unutup asla görmeyebiliriz. Şu hayatı yaşamak için geliyorsun ancak kendini ıskalayarak gidebilirsin. Bunu da hayatın oyunculuğuna veriyorum.

“Kendine Yol Açmak” kendi elimden tutup hayatın içine kendimi buyur ettiğim bir süreç.
Taklit etmeyi sürdürseydim iç sesimi dinlemeseydim bu yolu hiç fark etmeyebilirdim. Kendimi gözlemleyerek korkularımın endişelerimle birlikte kalbimin sesine kulak vererek, yol aldım. Fark ettim ki yalnız değilim hem insanlarla hem de benimle birlikte var olan her şeyle kozmik bağlarla bağlıyım ve her şeyle birlikte bir bütünüm.

Kendimi bulma niyetiyle yola çıktığım süreçte koçluk teknikleri enerji çalışmaları ve Şamanizm ile tanıştım. Bir kalbimin olduğunu hatırlamam kendime dönmem ve bütünle birliğimin farkına varmam da bu süreçte oldu. Maya Şamanı Ayşe Nilgün Arıt Hocamın rehberliği ve desteği bana ışık oldu.

Aslında gidilmesi gereken tek nokta kendi merkezimdi. Dışarıdaki gürültüden uzaklaşıp kendi içime dönerek yola başladım. Dünyayla, insanlarla,kurduğum ilişkilerim bana yol gösterdi hala da gösteriyor.
Ben bir aktarıcıyım, bu çalışmaları, kendi istediğin yolda samimiyetle ve dostlukla ilerleyebilmen hayalini yaratman, içindeki potansiyeli ortaya koymanı için yaşadığım süreçlerden derledim.
Sevgiyle görüşmek üzere.
Şehime Gül Gözen

Yaş Aralığı:25-65+…(Kadın+Erkek)
Çalışma Şekli : Her Modül 4 saat sürmektedir
Maximum 8 kişilik kapalı butik gruplar ile

İzmir Karuna Yoga

Adres: Bostanlı Mah. Cengiz Topel Cad. 6347. Sok.Onurlular Apt. No:5 35590 Karşıyaka/İZMİR
E-Mail: info@izmirkarunayoga.com
Telefon: 0545 531 87 75
Web: izmirkarunayoga.com

İzmirde Çigong Derslerine Başlıyoruz

İzmirde Çigong Derslerine Başlıyoruz

100 GÜNLÜK SEÇME ÇİGONG ÇALIŞMALARI

“Su gibi akışkan, kaya gibi sağlam ol”

Çigong kısacası yukarıdaki cümleyle özetlenebilir ve bize kendimize ve çevremize karşı olan farkındalığımızı arttırarak, fiziksel, ruhsal ve zihinsel sağlığımıza kavuşmamızı ve uyum içerisinde hareket etmemizi ve daha güçlü ve sağlam olmamızı öğretir.
Bunu her yaştan herkesin kendine göre uygulayabileceği basit duruşlar, nefes takibi, fiziksel çalışmalar ve zihinsel özgürlük gibi yollarla kolayca fark etmemizi sağlar.

Kökeni uzakdoğuya dayanan Tarihi belgelere göre en az 5.000 yıllık bir geçmişi olan Çigong anlam olarak Çi, (Qi ) “yaşam enerjisi”, Gong ise “Beceri” veya “Yöntem” anlamına gelmektedir. Kısacası “Yaşam Enerjisini kullanma Sanatı” olarak özetlenebilinen Çigong, zaman içerisinde farklı gelişmelerle birlikte, günlük hayatımızda herkes ve her yaş grubundan kişiler tarafından çok kolay uygulanabilecek çalışmalar haline gelmiştir.

Çigong başlıca sağlık, zindelik, farkındalık ve insan gücünü arttırıcı faydaları sağlamaktadır. Günlük kısa bir süre ayırarak yapılacak çalışmalar ile bunu sağladığı gibi, duruşumuz, hareket etme şeklimiz ve nefesimizi kullanma farkındalığı ile de gün boyunca, daha az yorularak, zinde ve bize güç gelen görevlerin üstesinden daha kolay gelmeyi öğreniriz.
Bundan dolayı çeşitli rahatsızlıkların rehabilitasyonu, sporcu performansını arttırma ve sakatlanma riskini azaltma ve vücut direncini arttırma ve genel sağlığı korumada çok başarılı sonuçlar elde edilmektedir
Bugün ise Çigong çalışmaları medikal çalışmaların önemli bir parçası olmaya adaydır ve başta Harvard Tıp Fakültesi olmak üzere pek çok sağlık kuruluşunda da çalışmaları devam etmektedir.

Bu eğitimin hedefi en başta fiziksel, zihinsel ve ruhsal blokajların açılması ve temel pozisyonları öğrenerek, bedenimizdeki çi’yi akıcı hale getirip, tümsel farkındalığımızı arttırmak. Bu, her yaştan herkesin yapabileceği, temel duruşlar, meditasyon, nefes ve ses çalışmaları, arınma ve kendinize yapacağınız masajlarla gerçekleşmektedir. Fiziksel olarak güçlenecek, başta kronik rahatsızlılarınız varsa sağlığınız ve zindeliğiniz artacak, stres vb. elementlere karşı daha iyi başa çıkmaya başlayacaksınız. İzlenen yol doğaya bakılarak keşfedilmiş olduğundan, yapılan bütün çalışmalar sizi doğaya daha yakın hale getirip birlik hissini güçlendirecektir.

Bu yüz günlük çalışmada öğrenilecek başlıca teknikler:

• Temel Qi Gong duruşları
• Tam Beden ve Tüm Beden Nefesleri
• Çi’yi saflaştırmak :Kemik iliği ve organ temizliği (Xi Sui Jing)
• Şifalandırıcı sesler (Liu Qi Fa)
• Dinelme (Ayakta) meditasyonu (Yi Quan Zhan Zhuang)
• Yürüme meditasyonu
• Kendine masaj (An Mo Gong)
• Köksel Çigong (Hun Yuan Gong)
• Meditasyonlar
• Kendine ve başkalarına Çi’yi kullanarak teşhis, şifalandırma çalışmaları
• İçsel çalışmalar sonucunda ruhsal farkındalığınızın doğal olarak gelişmesi (sezgilerin artması, ruhsal bütünlüğün artması vb.)

Eğitmen:
Ayhan Güler

Ayhan Güler 1999 yılından 2009 yılına kadar gıda sanayinde orta ve üst düzey yönetici olarak çalışmıştır. Bu esnada ilgi duyduğu Apiterapi eğitimini Romanyadan Dr. Stefam Stangaciu tarafından almış ayrıca Türkiye’deki Fitoterapi eğitimlerine katılmıştır.

Bioenerjiyi kendinden kullanmayı öğrenip, ayrıca Tıbbi Masaj, Reiki, Pranik Şifa, vb. eğitimler de almıştır. 2009 yılında tesadüfen karşılaştığı Qigong kelimesinin peşine düşmüş ve nihayetinde Ken Cohen den uzaktan eğitim almaya başlamış ve halen devam etmektedir. Yine aynı zamanda tanıştığı Sifu Wing Cheung dan Shibashi I. II. ve III. ve içsel simya eğitimleri almıştır. Halen daha bir klinikte Biorezonans, Geleneksel Çin Tıbbı ve Beslenme Uzmanı olarak çalışmakta ve Pekin Üniversitesi Wanjing Hastanesinde ileri düzey akupunktur ve geleneksel Çin tıbbı eğitimine devam etmekte.


İzmir Karuna Yoga
Adres: Bostanlı Mah. Cengiz Topel Cad. 6347. Sok.Onurlular Apt. No:5 35590 Karşıyaka/İZMİR 
E-Mail: yoginiserife@gmail.com
Telefon: 0545 531 87 75 (Şerife Karahançer)

Bir yoga öğrencimin hisleri

Bir yoga öğrencimin hisleri

Kelebek kadar hafif ve çelik kadar sağlam hissetmek mümkünmüş… Biliyorum, çünkü hissettiğim, en kısa ifadeyle, bu!

Yoga, her şeyden önce öze dönüş yolculuğudur ve bir sıyrılış, silkiniş başlaştır içinizde. Oturup ellerinize, ayaklarınıza, canınıza saplanıp kalmış kıymıkları tek tek ve gülümseyerek çıkarır alırsınız. Ayağa kalktığınızda cesursunuzdur, kuvvetlisinizdir. “Kendimi seviyorum” dediğinizde bunun gerçek anlamına ulaşmışsınızdır artık; çünkü sevginin de, tıpkı felsefe gibi, mantığınızın gizli ve temiz kaynaklarından yüreğinize ulaşan gerçek bir güç olduğunu anlamışsınızdır; öz sevgi askılıkta unutulmuş eski bir şapka değildir; bunu Yogayla kucaklaştığınızda görmüş ve geniş yüreklilikle kabul etmiş olursunuz… Korkular, karmaşalar ve mantıksızlıklar yerini öğrenmeye, anlamaya ve devamlılığa bırakmıştır onunla. Sayılı olduğunu bildiğiniz nefeslerinizi yalnızca ciğerlerinizle değil ruhunuzla, bilincinizle ve tadını ala ala içinize çekersiniz onu tanıdıktan sonra. Var olmanın, ‘ben’ olmanın kıymetli bir mücevher olduğunu anlamaya başladığınızda ‘kendi içinize doğru’ servet arama yolculuğuna çıkarsınız. Bir simyacının dinginliği ve bilgeliğiyle, varlığınızı bütün paslı, çürük ve değersiz maddelerden arındırır, var oluşunuzun içine gizlenmiş keşfedilmeyi bekleyen saf altına ulaşmayı başarırsınız. Sokaklarda yürürken, çoktandır ihmal ettiğiniz sesleri yeniden duymaya başladığınızda, sönen bir mum alevinin, uzaklaşan ince beyaz dumanı kadar hafiflersiniz. Bir de adımlarınıza, gökyüzünün derinliklerine çevrilmiş bakışlarınız eklenince, toprağın, yağmur damlalarına duyduğu açlığa denk bir iştahla emersiniz orada yeniden görmeye başladığınız renkleri… Bulutları yalnızca gri görmekten kurtarırsınız kendinizi. Gökyüzü mavi, turuncu, beyaz, mor ve sarıdır, tıpkı çocukluğunuzda olduğu gibi. İşte budur öze dönüş: Bebekliğin masumiyeti, ihtiyarlığın olgunluğu ve dinginliği. Yoga; ruhu, aklı, kalbi, gözü, kulağı, elleri, adımları, anlayışı ve var oluşu, sessiz ve yorgun bir uykudan zamanın hafifliğine davet ederken, siz içinizde yüzyılları aşarsınız. Hayal gücünüzü, ellerinizi birbirine sürterek ısıtır ve avuç içlerinizde oluşan görünmez alevi yeniden varlığınızla paylaşırsınız. Arınmış olarak derinlerden dönmüşsünüzdür ve içinizdeki denizde boğulmaktan artık korkmazsınız…

Gün kollarındaki ışığı dünyanın üzerine boşaltırken de, gece dalga dalga yükselip yayılırken de Yogaya teşekkür edebilirsiniz; nefes almanız onun için yeterli olacaktır…

Beyza Urfalılar


İzmir Karuna Yoga
Adres: Bostanlı Mah. Cengiz Topel Cad. 6347. Sok.Onurlular Apt. No:5 35590 Karşıyaka/İZMİR 
E-Mail: yoginiserife@gmail.com
Telefon: 0545 531 87 75 (Şerife Karahançer)