Mayurasana (Tavus kuşu pozu)

Mayurasana (Tavus kuşu pozu)

Mayurasana (Tavus kuşu pozu), Mayura “tavus kuşu” anlamına gelir. Mayurasana Tavus kuşu pozunda eller, küçük parmaklar ayrılmadan, geriye bakar halde yere yerleştirilir. Vücut zemine paralel kaldırılır, üst kol göğsü destekler.

Pincha Mayurasana, tüylü tavus kuşu pozudur. Kollar ve eller zemine sıkıca oturtulur, baş yukarı kaldırılır. Bacaklar kaldırılır, böylece gövde ve bacaklar yere dik olur. Mayurasana Tavus kuşu pozu, tavus kuşu tüyü veya kuyruğunu kaldırmış bir tavus kuşunu andırır.

 

“Yeni başlayanlar olarak idrakımız sadece beyindedir. Tüm vücutta bir milyon gözünüz olmalı.”

B.K.S. Iyengar

 

Tavus kuşu Doğu’nun pek çok tanrısı ile ilişkilidir, ancak Batı dünyasında da bir sembol olarak kullanılmıştır. Pers Kuşuya da Kwan Yin ve Amitabha kuşu gibi birçok isim almıştır. Romalılar tarafından Juno’nun kuşu olarak da adlandırılır, Yunan mitolojisinde ise Hera’nın kuşu. İran Kraliyet tahtına benzer bir tavus kuşu tahtına oturmak gerçekten görkemli bir his olmalıdır.

Güzel taçlı tavus kuşu

Hint bilgelik, müzik ve şiir tanrıçası olan Saraswati’nin amblemidir; servetin ve bolluğun tanrıçası olan Lakshmi bile binmek için kendine ait bir tavus kuşundan yararlanmaktadır. Brahma görkemli tavus kuşunu bir araç olarak kullanır ve Lord Krishna başında bu egzotik görünümlü kuşun tüyünü taşır. Kralların ve tanrıların kuşu, en yücesi için mücadele verenumanlara uygun bir simgedir.

Kuşun kendisinin etkili bir yılan katili olduğu bilinmektedir; aynı zamanda, onu besleyen kişilere bile, kavgacı, huysuz ve önceden tahmin edilemez olabilir. Ancak tavus kuşuna ün kazandıran kesinlikle güzelliktir. Tüm tavus kuşu hareketleri, anlamsız görünebilse de, çiftleşme ritüelinin bir parçasıdır. Kurlaşırken açtığı güzel kuyruk yelpazesi, dişiye sadece etkilenmesini uyaran bir bayrak gibi görünür.

Mayurasana Tavuskuşu, yanardöner mavi kuyruk tüylerinin güzelliği nedeniyle en beğenilen kuşlardan birisidir. Kuşun kuyruğunun üstün güzelliğinin farkında olarak görüntüsünün gururuna kapıldığı muhtemelen insan kurgusudur. Bununla birlikte, tavus kuşu tefsiri dünyevilik, gurur ve gösterişolarak Hıristiyan öykülerinde kullanılmıştır(*). Kuşun ayaklarını gördüğünde, çığlık atarak, güzel tüylerinden farklı olarak ne kadar çirkin olduğunu farkettiği söylenir. Gurur çirkin yanıma karşı gözlerimikör mü ediyor? Veya beni kusurlarıma yönelik fazla mı duyarlı kılıyor? Güzellik, dünyevi ötesi mükemmellik ve büyük amacımın sembolü olabilir mi? Bu mükemmele ulaşmak için kollarımı güçlendirmek zorundayım-onlar benim ağırlığımı taşıyacak kadar istikrarlı değiller.

Mayurasana: Tavus kuşu

Soylu, görkemli, bilgelik, müzik, şiir, zenginlik, egzotik, krallar ve tanrılar, zorlu, katil, kavgacı, dengesiz, öngörülemeyen, ritüel, güzellik, yanardönerlik, üstün, dünyevi, gurur, gösteriş, zayıf kollar ve bilekler, çok istikrarlı değil, mükemmeli nerede bulacağım? Bu pozisyonda güzellik göremiyorum.

Mayurasana Tavus kuşu, dirilişi, ruhun güzelliğini ve kutsallığa kazandırılan birçok lütfu simgeleyen Hıristiyan sanatına dönüştürülünce paganları yerinden etmiştir. Roma yeraltı mezarlarında ve Napoli’deki vaftizhanede örnekleri mevcuttur. Tavus kuşu, Cennet Bahçesinde yasak meyve yemeyen tek kuştu. Eski bir Yahudi efsanesine göre, ebedi hayat ile ödüllendirildi, böylece diriliş, yeniden doğuş ve sonsuzluk vizyonunu temsil eden anka kuşu haline geldi.

Darwin, bir canlının başka bir varlık için cazibesinin evrim üzerinde güçlü bir etki yarattığı ve karşı karşıya geldiklerinde güzelliğin başarıya ağır bastığı sonucunu çıkarmıştır; bu, insanlarda da kanıtlanmış bir gerçektir. Güzel insanlar daha fazla kabul görürler ve gurur ve kibirleri hoş karşılanırken, parlak bir zihin ve şefkat gibi olumlu özelliklere sahip olup da göze hoş gelmeyenlerin kabullenilmesi daha uzun sürer.

Mayurasana, bilek ve kollarda büyük güç ve vücudun dengesinde bir ahenk gerektirir; böylece tavus kuşu kuyruğunun yüz gözü, güzellik yerine tetikte olmayı ifade eder. Tüm vücudun ağırlığı ellerin küçük bir kısmında taşınırken gösterişe o kadar da yer yoktur. Aşağı bakarken, gözler sadece zemindeki küçük bir alanı görebilir. Budist Avalokitesvara’nın teyakkuzu ve şefkati veya tavus kuşu tüyünün atfedildiği Amitabha hatırlatılır.

Tavus kuşu gevezeliği ve çalımıyla kavgacı bir kuş olabilir, fakat bu asana, gurur veya kibir arasında bilgece bir tercihi, tavus kuşunun kuyruk yelpazesinin güzelliğinde sembolize edilen bir potansiyeli işaret eder.

 

Mayurasana: Tavus kuşu

Diriliş, sayısız lütuf, ödül, mistik, yeniden doğuş, sonsuzluk vizyonu, cazibe, kabul, ahenk, teyakkuz, şefkat, kavgacı, geveze, çalım, gurur, kibir, potansiyel, seçim, paradoks, söz

Tavus kuşu ve anka kuşunun her ikisi de diriliş ve ölümsüzlük simgeleridir(**). Ama sadece anka kuşu kendi canına kıyarak ölür. Yaşam gücünü geri çeken, bedenlerini kurban eden yogiler vardır. Modern zamanlarda, vücutlarını protesto amacıyla yakmış olanlar mevcuttur. Yeniden doğuşa inanan Hindistanlı dul bir kadın, kocasını ölümünde takip eder. Ve bir bomba yapıp ve onunla birlikte kendini patlatan Japon kamikaze (asker)… Hepsi, güzel tavus kuşu/anka kuşunda kendi ideallerinin bir ifadesini bulur.

Anka kuşu yakıldığında, cehaletin bilgeliğin ateşinde yakılmasıyla zihinsel ve ruhsal yeniden doğuşun gerçekleştiğini simgeleyen, küllerinden yaşama yeniden başlamak için dirilmiş, yeni bir anka kuşu ortaya çıkar.

Bu iki kuş, tavus kuşu ve anka kuşu, aynı zamanda yin-yang ile ilişkilidir. Bu sembolün beyaz kısmında zaten yıkım veya bozulma tohumu mevcuttur; siyahta, yeniden doğuş, yeni bir yaşam, yeni yapı anlamına gelen beyaz bir nokta olan tohum vardır. Bu çiftlerden birinin dişisi öldüğünde diğeri uzun süre yaşayamaz. Bu da yin-yang’un karşılıklı bağımlılığını yansıtır.

Güneş Kuşu

Mayurasana Tavus kuşu pozu, tavus kuşu ile ilgili diğer birçok ilişkilendirme vardır. Kuyruğunun güzel yanardöner renklerinin, güneşin tapınmasıyla(***) ve tabii ki aşk ile, çiftleşme dansı sırasında tüylerin açılışında edilen vaatlerle bağlantılıdır. Tavus kuşu ağaçla, güneş sisteminin yıldızlarıyla, uzun ömür ve ölümsüzlük olarak ilişkilendirilir. Anka kuşu ayrıca, doksan üç ışıkyılı uzaktaki, en parlak yıldızı Ankaa olan döngüsel bir zaman dilimi semavi sembolüdür. Nil topraklarında bu “güneş kuşu”nun kendi küllerinden tekrar yeni bir hayata gelmesinden önce 500 ila 1.000 yıl arasında bir zaman geçmesi beklenir.

Tavus kuşunun sembolizm paradoksu duruşta belirgindir. Birçok kişi için zor bir şeydir; kişi gurur, bedensel korku, pozu tamamlamama korkusu, doğru şeyi yapamama korkusu, zayıflık gösterme korkusunun üstesinden gelmek zorundadır. Ve yine de, açılmış kuyruktaki güzelliğin verdiği bir söz vardır. Tek bir tüy bile, tüm bilginin ve Nur’un üçüncü gözünü temsil eder(****). Açılmış tavus kuşu kuyruğu tamamlanmamış bir dairedir. Bu, her şeyi aynı anda göremediğimizi gösterir; yalnızca yüzeyde olanı görebiliriz ki bu farkındalığın ilk evresine benzer. Tavus kuşu uçmaktan ziyade yerde kaldığı için, tüm rengarenk cazibeleri ile dünyayı temsil eder. Ancak kendi küllerinden yükselen anka kuşu, herkesin muktedir olduğu dirilişin sembolüdür.

Referans notları: Mayurasana Tavus kuşu pozu

(*) “Tavus kuşunun bir meleğin tüylerine, bir şeytanın sesine ve bir hırsızın yürüyüşüne sahip olduğu sıkça söylenir” Gubernatis, Zoological Mythology, cilt. 2, 324.

(**) “Yıl boyu çeşitli renk ve pırıltılarını kaybedip yenileyen ve dölü bereketli olan tavus kuşu, anka kuşu gibi ölümsüzlüğün bir sembolü ve gökyüzünün gizlenip tekrar açıldığı gerçeğinin bir kişileştirmesi olarak sunuluyor; güneş ölür ve tekrar doğar, ay yükselir, gizlenir, batar, görünmezve bir kez daha yükselir ” Ibid., 327.

(***) “Sakin ve yıldızlı gökyüzü ile parlayan güneş tavus kuşlarıdır. Bin yıldızla, bin parlak gözle ve gökkuşağının renkleriyle zengin güneşle süslenmişgök mavisi cennet, üzerine gözler serpiştirilmiş tüylerinin ihtişamı içinde bir tavus kuşu görünümü sunar “. Ibid., 323.

(****) Joseph Campbell, tavus kuşu tüylerindeki gözlerin, alnın ortasındaki gözle eşdeğer olduğunu, “insanoğlunu sonsuzluğun vizyonuna açtığını” belirtmektedir. Bkz. Tanrının Maskeleri: Yaratıcı Mitoloji, 503.

Çeviri notu: “Aspirant” kelimesi “Uman” olarak çevrilmiştir.
Çeviren: Zeynep Buran Öner

Diğer pozlar;

Shavasana (Ceset pozu)
Simhasana (Aslan pozu)
Mayurasana (Tavus kuşu pozu)
Kukkutasana – Cock (Horoz pozu)
Kurmasana Tortoise (Kaplumbağa pozu)
Vrishchikasana Scorpion (Akrep pozu)
Utthita Trikonasana (Üçgen pozu)
Garudasana (Kartal Pozu)
Bakasana (Turna Pozu)
Eka Pada Koundinyasana (Karga Pozu)
Chakrasana (Tekerlek Pozu)
Balasana (Çocuk Pozu)

 

Kukkutasana – Cock (Horoz pozu)

Kukkutasana – Cock (Horoz pozu)

Kukkutasana – Cock (Horoz pozu), Kukkuta horoz demektir. Padmasana’dki bağdaş kurulmuşken, eller ve kollar her bir bacağın baldırı ile uyluğu arasına yerleştirilir ve horozu andırdığı bir pozisyonda vücut zeminden kaldırılır.

“En ince iplikçikte bile uyuyan zekayı uyandırın; bu komşu iplikçiklerin yeniden canlandırılmasına, işlevlerini farketmesine, harekete geçmesine ve yaratılanı deneyimlemesine yardımcı olacaktır.”

B.K.S. Iyengar

Kuşlar insan duyguları, alışkanlıkları ve tutumları için odak noktaları olarak görülebilir. Sembolizm, daha önce de gördüğümüz gibi, tükenmez bir repertuara sahiptir. Sembol, dar bağlamından çıkarıldığında mantıksal olarak kaybolan incelikleri iletmek veya öğretmek için önemli bir araçtır. Bununla birlikte, sembollerin yorumlanmasında salt zayıf hayalgücü, daha sofistike bir yorum mevcut karmaşıklığa eklenebildiğinde bazen pratik ve değerlidir.

İlginç bir Yunan öyküsü, horozun neden gündoğumunda öttüğünü açıklar. Mars, kocası Vulcan uzaktayken geceyi Venüs’le geçirmek istedi. Alektraon’u kapıda gözcülük için görevlendirdi; ancak uyuyakaldı ve Vulcan eve gelerek çifti şaşırttı. Mars, Alektraon’u şafağın habercisi olan horoza dönüştürerek cezalandırdı. Alektraon’un yoksun olduğu dikkat, umanın manevi yaşamı için gereklidir. Kukkutasana duruşunun uygulanmasında da gereklidir.

Kukkutasana görünüşü horoza oldukça benzer. Bileklerde ve ellerde büyük güç, bacaklarda esneklik gerekse de, göründüğü kadar zor değildir. Bu zorlu asana aynı zamanda iyi bir denge ve nefes kontrolü, tam konsantrasyon ve dikkat gerektirir. Ellerimde dengeyi sağlayacak konsantrasyonum var mı? Dengeyi sağlamak cesaret ister. Kollarım beni tutacak kadar güçlü mi? Bacaklarım olduğu yerde kalacak mı?

Kukkutasana – Cock (Horoz pozu)

Duygular, alışkanlıklar, tutumlar, güç, esneklik, denge, nefes kontrolü, konsantrasyon, dikkat; kısıtlılık, kapana kısılmışlık, kararsızlık, “yüzümün üzerine düşersem ne yapabilirim?” hissi… hiçbir yere gidemem, buradan ne görebilirim? dikkatimi nereye odaklayayım?

Yunan mitolojisinde horoz, güneş tanrısı Apollo için kutsaldır ve Apollo’nun oğlu ve şifa tanrısı olan Asclepius ile ilişkilendirilmiştir. Aslında, bir kişi bir hastalığı yendiği zaman horozlar Asclepius’a kurban edilirdi. Öten horoz, Pers Zend-Avesta’sında şeytanları kaçırandır. Ancak Keltler için, şehvet ve zina, ensest, bencillik ve karşı koyma sembolüdür. Roma’da, savaşın sonucunu sabah saatlerinde öterek öngören bir medyumdur. Pliny’ye göre aslanlar bile ondan korkar. Horoz sembolizmi çok çeşitlidir. Umanların hayatlarında baş etmek zorunda oldukları zıtlıkların ifadesidir.

Hristiyan mezarlarda dövüşen iki horoz zulüm altındayken cesareti temsil ederdi. Horoz, Hıristiyan ikonografisinde ünlüdür çünkü onun üç ötüşünden sonra Peter, üstatını reddettiğini fark eder. Halkbiliminde, İsa’nın doğumunu ilan etmesi gereken hayvandır. Horoz bir peygamber miydi, bir şeytanın elçisi miydi yoksa İskandinavların iddia ettiği gibi kahramanları uyandırmak ve hızlandırmakla mı suçlanıyordu?

Horoz hemen hemen tüm dinlerde güneşle ilişkilendirilirdi. Çinliler görkemli güneşi uyandırmanın ve böylece karanlığın ortadan kaldırılmasının, böylelikle gecenin aydınlıktan korkan kötü ruhlarının uzak tutulmasının horozun kabul görmüş görevi olduğuna inanırlardı. Umanın içindeki horoz, karanlık güçleri uzaklaştıran manevi güneşi uyandırır.

Çin’de horoz evrenin sıcaklığını ve yaşamını temsil eden, yang unsuru için temel sembol olan eril ilkedir. Çinliler horoza beş erdem bahşederler. Başındaki taç, edebi bir ruhu sembolize ederken ayağındaki mahmuzlar onun savaşçı mizacını ve cesaretini gösterir. Ama aynı zamanda hayırseverdir, tavukları ile paylaşmak için lezzetli yiyecekler bulduğunda gıdaklar; ve sadakati, günü müjdelerkenki güvenilirliği ile belli olur.

Bu duruşta, çeşitli mitolojilerdeki horozun saklı anlamlarını irdelediğinizde, kibirlilik özelliğini de düşünebilirsiniz. Güç ve denge ihtiyacını gözden kaçıracak kadar kendini beğenmiş miyim? Gurur ve küstahlık, esneklik, zekâ ve cömertliği geçersiz kılıyor mu? Cesaret ne zaman saldırganlığa dönüşür? Durağan olabilir ve sadece kendi yöremi araştırabilir miyim?

Kukkutasana – Cock (Horoz pozu)

Şifa, şehvet, bencillik, karşı koyma, ödün verme, cesaret, inkar, peygamber, şeytanın habercisi, güneşi uyandırmak, kötü ruhlar, yang, eril, edebi ruh, savaşçı mizaç, cömertlik, sadakat, kibirlilik

Hiç şüphe yok ki sürüsü horozun kontrolündedir. Tavuklarını domine eder, ayrıca yumurtalarını döller. Nahoş bir şey olacağına inandığında kendi tavuklarını koruyacak ve bir saldırganı uzaklaştırmak için korkunç bir gürültü çıkaracaktır. Horozun bu koruyucu yönü kıskançlığı içerebilir.

Her horozun kendi kişiliği vardır. Biri yemeğini önceden yiyip tavuklar için yeterli yiyecek olup olmadığına hiç dikkat etmez. Bir başkası, tavukların ilk önce yemesine izin verir ve daha sonra kendisi yer. En sevdiği tavuğuyla özel bir iletişim kurabilir ve yiyeceğini onunla paylaşabilir.

Horoz her ne kadar çalımla yürümesi ile bilinse de, horoz duruşunda hareket çok az mümkündür. Gurur beni tutuyor mu? Belki bir süre durmalıyım ve kişilik yönlerime bakmalıyım, böylece başkaları için özen ve endişe göstererek gücümü daha iyi bir şekilde kullanabilirim.

King Milinda ve Nagasena’nın, umanların horoza öykünmeleri gereken beş özellik hakkında bir konuşmaları vardır. Birincisi, günün sonunda horoz, erkenden tüner; ve uman, görevini tamamladıktan sonra erkeden inzivaya çekilir.

İkincisi, tıpkı horoz gibi, uman dameydanı süpürmek için sabahın erken saatlerinde kalkar, içme suyunu kullanıma hazır hale getirir; banyosunu yaptıktan sonra, Efendisine saygılarını sunmadan önce giyinip kuşanır; daha sonra kıdemli umanları ziyaret eder ve tek başınalığa geri döner.

Üçüncü olarak, horoz yiyecek bulmak için toprağı ara vermeden eşeler; tıpkı hakiki bir umanınsürekli olarak bulduğu herhangi bir gıdayı öz-tetkikte bulunarak ve ihtiyatlı olarak alması gibi; ve şunu unutmadan: “Ben bunu ne keyif, ne heyecan, ne beden güzelliği, ne de şekli zarafet için yiyorum.Ben bunu sadece bedenimi korumak, hayatta kalmak, açlığın acısınıhafifletmek ve daha iyi bir yaşam sürmeme yardımcı olması için yiyorum. Böylece geçmişteki üzüntüleri sonlandırıp gelecekteki üzüntülerin ortaya çıkmasına hiçbir sebep vermeyeceğim.”(*)

Dördüncüsü, horoz görmek için gözleri olduğu halde geceleri kör olduğu için, en ağırbaşlı uman da duyuların cazibesine karşı kör olmalıdır. Beşincisi, eziyet görürken bile horoz evini terketmez. Hakiki bir uman da, elbise dikmek, barınak yapmak ve ondan talep edilen her şey gibi gündelik görevlerine bakmaksızın zihninin –yaşadığı evin- varlığından asla vazgeçmez.

Refernas notları: Kukkutasana – Cock Horoz pozu

(*) Questions of King Milinda, VII, 1, 3.

Tibetan Wheel of Life merkezinde üç hayvan vardır: bir horoz, bir yılan ve bir domuz veya yaban domuzu. Bu hayvanlar, ego’nun “üç zehirini” veya birincil motive edici güçlerini temsil eder: açgözlülük, nefret ve sanrı. Birbirlerinin kuyruklarını ısırırken gösterilirler; bu, olumsuz yönlerin birbirini nasıl beslediğinin sembolik bir temsilidir.

Çeviren: Zeynep Buran Öner

Diğer pozlar;

Shavasana (Ceset pozu)
Simhasana (Aslan pozu)
Mayurasana (Tavus kuşu pozu)
Kukkutasana – Cock (Horoz pozu)
Kurmasana Tortoise (Kaplumbağa pozu)
Vrishchikasana Scorpion (Akrep pozu)
Utthita Trikonasana (Üçgen pozu)
Garudasana (Kartal Pozu)
Bakasana (Turna Pozu)
Eka Pada Koundinyasana (Karga Pozu)
Chakrasana (Tekerlek Pozu)
Balasana (Çocuk Pozu)