kuk 483x321 - KUKKUTASANA-COCK (HOROZ)

KUKKUTASANA-COCK (HOROZ)

Kukkuta horoz demektir. Padmasana’dki bağdaş kurulmuşken, eller ve kollar her bir bacağın baldırı ile uyluğu arasına yerleştirilir ve horozu andırdığı bir pozisyonda vücut zeminden kaldırılır.

 

“En ince iplikçikte bile uyuyan zekayı uyandırın; bu komşu iplikçiklerin yeniden canlandırılmasına, işlevlerini farketmesine, harekete geçmesine ve yaratılanı deneyimlemesine yardımcı olacaktır.”

B.K.S. Iyengar

 

Kuşlar insan duyguları, alışkanlıkları ve tutumları için odak noktaları olarak görülebilir. Sembolizm, daha önce de gördüğümüz gibi, tükenmez bir repertuara sahiptir. Sembol, dar bağlamından çıkarıldığında mantıksal olarak kaybolan incelikleri iletmek veya öğretmek için önemli bir araçtır. Bununla birlikte, sembollerin yorumlanmasında salt zayıf hayalgücü, daha sofistike bir yorum mevcut karmaşıklığa eklenebildiğinde bazen pratik ve değerlidir.

 

İlginç bir Yunan öyküsü, horozun neden gündoğumunda öttüğünü açıklar. Mars, kocası Vulcan uzaktayken geceyi Venüs’le geçirmek istedi. Alektraon’u kapıda gözcülük için görevlendirdi; ancak uyuyakaldı ve Vulcan eve gelerek çifti şaşırttı. Mars, Alektraon’u şafağın habercisi olan horoza dönüştürerek cezalandırdı. Alektraon’un yoksun olduğu dikkat, umanın manevi yaşamı için gereklidir. Kukkutasana duruşunun uygulanmasında da gereklidir.

 

Kukkutasana görünüşü horoza oldukça benzer. Bileklerde ve ellerde büyük güç, bacaklarda esneklik gerekse de, göründüğü kadar zor değildir. Bu zorlu asana aynı zamanda iyi bir denge ve nefes kontrolü, tam konsantrasyon ve dikkat gerektirir. Ellerimde dengeyi sağlayacak konsantrasyonum var mı? Dengeyi sağlamak cesaret ister. Kollarım beni tutacak kadar güçlü mi? Bacaklarım olduğu yerde kalacak mı?

 

KUKKUTASANA: Horoz

Duygular, alışkanlıklar, tutumlar, güç, esneklik, denge, nefes kontrolü, konsantrasyon, dikkat; kısıtlılık, kapana kısılmışlık, kararsızlık, “yüzümün üzerine düşersem ne yapabilirim?” hissi… hiçbir yere gidemem, buradan ne görebilirim? dikkatimi nereye odaklayayım?

 

Yunan mitolojisinde horoz, güneş tanrısı Apollo için kutsaldır ve Apollo’nun oğlu ve şifa tanrısı olan Asclepius ile ilişkilendirilmiştir. Aslında, bir kişi bir hastalığı yendiği zaman horozlar Asclepius’a kurban edilirdi. Öten horoz, Pers Zend-Avesta’sında şeytanları kaçırandır. Ancak Keltler için, şehvet ve zina, ensest, bencillik ve karşı koyma sembolüdür. Roma’da, savaşın sonucunu sabah saatlerinde öterek öngören bir medyumdur. Pliny’ye göre aslanlar bile ondan korkar. Horoz sembolizmi çok çeşitlidir. Umanların hayatlarında baş etmek zorunda oldukları zıtlıkların ifadesidir.

 

Hristiyan mezarlarda dövüşen iki horoz zulüm altındayken cesareti temsil ederdi. Horoz, Hıristiyan ikonografisinde ünlüdür çünkü onun üç ötüşünden sonra Peter, üstatını reddettiğini fark eder. Halkbiliminde, İsa’nın doğumunu ilan etmesi gereken hayvandır. Horoz bir peygamber miydi, bir şeytanın elçisi miydi yoksa İskandinavların iddia ettiği gibi kahramanları uyandırmak ve hızlandırmakla mı suçlanıyordu?

 

Horoz hemen hemen tüm dinlerde güneşle ilişkilendirilirdi. Çinliler görkemli güneşi uyandırmanın ve böylece karanlığın ortadan kaldırılmasının, böylelikle gecenin aydınlıktan korkan kötü ruhlarının uzak tutulmasının horozun kabul görmüş görevi olduğuna inanırlardı. Umanın içindeki horoz, karanlık güçleri uzaklaştıran manevi güneşi uyandırır.

 

Çin’de horoz evrenin sıcaklığını ve yaşamını temsil eden, yang unsuru için temel sembol olan eril ilkedir. Çinliler horoza beş erdem bahşederler. Başındaki taç, edebi bir ruhu sembolize ederken ayağındaki mahmuzlar onun savaşçı mizacını ve cesaretini gösterir. Ama aynı zamanda hayırseverdir, tavukları ile paylaşmak için lezzetli yiyecekler bulduğunda gıdaklar; ve sadakati, günü müjdelerkenki güvenilirliği ile belli olur.

 

Bu duruşta, çeşitli mitolojilerdeki horozun saklı anlamlarını irdelediğinizde, kibirlilik özelliğini de düşünebilirsiniz. Güç ve denge ihtiyacını gözden kaçıracak kadar kendini beğenmiş miyim? Gurur ve küstahlık, esneklik, zekâ ve cömertliği geçersiz kılıyor mu? Cesaret ne zaman saldırganlığa dönüşür? Durağan olabilir ve sadece kendi yöremi araştırabilir miyim?

 

KUKKUTASANA: Horoz

Şifa, şehvet, bencillik, karşı koyma, ödün verme, cesaret, inkar, peygamber, şeytanın habercisi, güneşi uyandırmak, kötü ruhlar, yang, eril, edebi ruh, savaşçı mizaç, cömertlik, sadakat, kibirlilik

 

Hiç şüphe yok ki sürüsü horozun kontrolündedir. Tavuklarını domine eder, ayrıca yumurtalarını döller. Nahoş bir şey olacağına inandığında kendi tavuklarını koruyacak ve bir saldırganı uzaklaştırmak için korkunç bir gürültü çıkaracaktır. Horozun bu koruyucu yönü kıskançlığı içerebilir.

 

Her horozun kendi kişiliği vardır. Biri yemeğini önceden yiyip tavuklar için yeterli yiyecek olup olmadığına hiç dikkat etmez. Bir başkası, tavukların ilk önce yemesine izin verir ve daha sonra kendisi yer. En sevdiği tavuğuyla özel bir iletişim kurabilir ve yiyeceğini onunla paylaşabilir.

 

Horoz her ne kadarçalımla yürümesi ile bilinse de, horoz duruşunda hareket çok az mümkündür. Gurur beni tutuyor mu? Belki bir süre durmalıyım ve kişilik yönlerime bakmalıyım, böylece başkaları için özen ve endişe göstererek gücümü daha iyi bir şekilde kullanabilirim.

 

King Milinda ve Nagasena’nın, umanların horoza öykünmeleri gereken beş özellik hakkında bir konuşmaları vardır. Birincisi, günün sonunda horoz, erkenden tüner; ve uman, görevini tamamladıktan sonra erkeden inzivaya çekilir.

 

İkincisi, tıpkı horoz gibi, uman dameydanı süpürmek için sabahın erken saatlerinde kalkar, içme suyunu kullanıma hazır hale getirir; banyosunu yaptıktan sonra, Efendisine saygılarını sunmadan önce giyinip kuşanır; daha sonra kıdemli umanları ziyaret eder ve tek başınalığa geri döner.

 

Üçüncü olarak, horoz yiyecek bulmak için toprağı ara vermeden eşeler; tıpkı hakiki bir umanınsürekli olarak bulduğu herhangi bir gıdayı öz-tetkikte bulunarak ve ihtiyatlı olarak alması gibi; ve şunu unutmadan: “Ben bunu ne keyif, ne heyecan, ne beden güzelliği, ne de şekli zarafet için yiyorum.Ben bunu sadece bedenimi korumak, hayatta kalmak, açlığın acısınıhafifletmek ve daha iyi bir yaşam sürmeme yardımcı olması için yiyorum. Böylece geçmişteki üzüntüleri sonlandırıp gelecekteki üzüntülerin ortaya çıkmasına hiçbir sebep vermeyeceğim.”(*)

 

Dördüncüsü, horoz görmek için gözleri olduğu halde geceleri kör olduğu için, en ağırbaşlı uman da duyuların cazibesine karşı kör olmalıdır. Beşincisi, eziyet görürken bile horoz evini terketmez. Hakiki bir uman da, elbise dikmek, barınak yapmak ve ondan talep edilen her şey gibi gündelik görevlerine bakmaksızın zihninin –yaşadığı evin- varlığından asla vazgeçmez.

 

REFERANS NOTLARI: Horoz

(*) Questions of King Milinda, VII, 1, 3.

Tibetan Wheel of Life merkezinde üç hayvan vardır: bir horoz, bir yılan ve bir domuz veya yaban domuzu. Bu hayvanlar, ego’nun “üç zehirini” veya birincil motive edici güçlerini temsil eder: açgözlülük, nefret ve sanrı. Birbirlerinin kuyruklarını ısırırken gösterilirler; bu, olumsuz yönlerin birbirini nasıl beslediğinin sembolik bir temsilidir.

Çeviren: Zeynep Buran Öner

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir