639 800x321 - Çağın Hastalığı Depresyon ve Tedavisi Yoga-1

Çağın Hastalığı Depresyon ve Tedavisi Yoga-1

Birkaç yoga uygulaması sadece depresyonu gidermekle kalmayabilir, aynı zamanda öğrencilerinizi derin bir mutluluk ve huzur kaynağıyla temasa sokabilir.

                                                                                                                 Dr.Timothy McCall

 Depresyon en sık rastlanan ruhsal bozukluk
Herkesin depresyonu aynı özellikleri göstermiyor. Kiminde karamsarlık ve umutsuzluk, kimindeyse genel bir ilgisizlik ve yaşamdan zevk alamama ön plana geçiyor. Bazıları uykusuzluk ve iştahsızlıktan yakınırken, bazen tam tersine aşırı bir uyku ve tıkınırcasına yemek yeme davranışı görülüyor.

Ancak, şu ya da bu biçimde, depresyon toplumda en sık rastlanan ruhsal bozukluk. Her on erkekten birisi ve her beş kadından birisi yaşamı boyunca bir kez depresyon geçiriyor. Bu yüksek oranlar nedeniyle, depresyon psikiyatrinin soğuk algınlığı olarak biliniyor.

Depresyon her yaşta görülebiliiyor. Kadınlarda en sık otuzbeş kırkbeş yaşları arasında, erkeklerde ise kırkbeş altmışbeş yaşları arasında ortaya çıkıyor. Depresyon riskinin en düşük olduğu grup evli erkekler. İkinci sırada evli kadınlar geliyor. Bir başka deyişle, evlilik depresyona karşı koruyucu bir rol oynuyor. En riskli grup ise ayrılmış ya da boşanmış kadınlar. İstatistiklerdeki en çarpıcı sonuçsa, kuşkusuz, depresyon oranlarının yıllar içinde gösterdiği büyük artış. Son yirmibeş yılda toplumda depresyon görülme sıklığının on ile yirmi kat arasında arttığı bildiriliyor. Depresyon özellikle gençler arasında giderek yaygınlaşıyor. Bu nedenle, bazı araştırmacılar, dünyanın melankoli çağına girmekte olduğunu ileri sürüyorlar.

         Anksiyete akıl hızını ortaya çıkarır, depresyon ise bunun tam tersidir. Anksiyetede bu hız çok açıktır; huzursuzluk, çarpıntı, endişe ve korkular şeklinde kendini gösterebilir. Depresyonda bu aklın hızı hali sanki paketlenmiş gibidir. Açık değildir, görünmez. Duygusal anlamda  depresyon da aynı bunun gibidir. Kendisini , iştahsızlık, ilgisizlik, uykusuzluk, intihar düşünceleri… vb olarak gösterir.

Ağır anksiyete ve depresyon hastalarında ise, doğru dozda ilaç tedavisi süresince yoga terapi uygulamaları yapılarak bu süreçte dengeli bir çalışma benimsenmiştir. Yoga terapi tamamlayıcı bir tedavi yöntemi olarak benimsendiğinde, ilaç tedavisine diğer alanlarda da ciddi destek vermektedir.

Depresyon ilaçlarının çeşidi ve sayısı artarken depresyon oranı da artıyor.Bu ilaçlar tek başına yeterli olsaydı bu oranın düşmesi gerekirdi.Bu  da gösteriyor  ki   ilaçlar tek başına yeterli değil .

Doktorlar, ilaçlar ve bazen psikoterapi yardımıyla, hastalarının ruh halini iyileştirmeye çalışırlar ama yoganın çok daha yüce hedefleri vardır. Bir yoga terapisti olarak, sadece öğrencilerinizi depresyondan kurtarmak değil, aynı zamanda zihinlerine huzur vermek, onları yaşamın derin amacıyla birleştirmek  istersiniz.

Depresyon İçin Asana

Yoga bakışı açısından, tamas (karanlık,ölü,durağanlık)tarzı depresyonu olan insanların yaşam enerjileri veya pranaları (evrende var olan tüm enerjinin toplamı olan kozmik evrensel enerjidir)düşüktür. Vücuda nefes getiren, özellikle derin nefes almalar içeren uygulamalara odaklanmak istersiniz. Anksiyetede öne katlanmalar,depresyonda geriye eğilmeler öneriliyor.Ağır  depresif vakalarda gözleri kapatmak ve derin gevşeme yaptırılması önerilmiyor.Bazılarına göre de iletişimle öğrencinin beden farkındalığını geliştirip kendisine iyi gelen duruşları keşfetmesini sağladığı söyleniyor.Eğer dayanabilirlerse, tekrarlanan Güneş Selamlamaları (Surya Namaskar) gibi hareketli uygulamalar, kol dengeleri ve diğer zorlayıcı duruşlar tedavi edici olabilir. Vücut ve zihin uygulamaya o kadar odaklanır ki kişinin olumsuz düşüncelere dalmaya fırsatı olmaz. Depresyonu olan öğrencilere hareketli uygulamalar yaptırırken, hareketleri ne kadar doğru yaptıklarını pek önemsemeyin. Yaralanmalarına neden olacak bir şey yapmadıkları sürece, sadece uygulamayı yapmaları ve nefes hareketine odaklanmaları daha iyidir. Özellikle sırt bükmeler bu durumda çok etkili olabilir. Bunlar, Savasana (gövdenin altına uzunlamasına bir minder yerleştirerek yapılır) ve desteklenmiş Köprü Duruşu’ndan (Setu Bandha Sarvangasana) Ustrasana (Deve Duruşu) ve tam sırt bükmeye (Urdhva Dhanurasana) kadar değişebilir. Öğrencilerin durumlarını belli bir ölçüde düzeltmelerini sağladığınızda, daha derinden rahatlayabilirler. Ama önce gevşemeyi denerseniz, amaçtan uzaklaşarak karanlık düşüncelere daldıklarını görebilirsiniz.

Rajas (hareket,tutku)tarzı depresyonu olan öğrenciler de, Güneş Selamlamalarına ve sırt bükmelere olumlu cevap verebilirler ama bazıları zorlu sırt bükmeleri sinir bozucu bulabilir. Hareketli uygulamaların öğrencilerin gergin enerjilerin bir kısmını atmalarına yardımı olabilir ve dikkatlerini toplamalarını sağlayabilir.

Aslını isterseniz, bazı öğrencilerin Savasana ve iyileştirici pozlarda (pranayama ve meditasyon olsa bile) gözlerini kapamaları gerekeceği için, olumsuz düşüncelere dalma veya anksiyeteye sürüklenme eğilimleri olabilir ve bu olumsuz sonuç doğurabilir. Bu uygulamalar, gözleri açık olarak yapılabilir veya gerekirse, tamamen atlanabilir.

Yoga felsefesi de yararlı olabilir. Yoga, bir şeyi ne kadar düşünür veya yaparsanız, tekrar düşünme ve yapma olasılığınız o ölçüde arttığını öğretir. Herhangi bir alışkanlık tekrarlamalarla derinleşir. Dolayısıyla, olumsuz ve yıkıcı bir içsel diyalog, sadece depresyonun bir semptomu olmakla kalmaz, aynı zamanda güçlenip derinleşmesini de sağlar. Walden’ın bilinçli olarak şükran duygusunu güçlendirmek için önerdiği bir uygulama, “Her gün sahip olduğunuz güzel şeyleri saymak”tır.

       Yogayla depresyona girmemize neden olan duygusal tepkilerimizi denetleyebilir, duygularımıza sakin bir zihinle objektif olarak bakabilir, düzensiz çalışan hormonlarımızı dengeleyebilir, tüm bedensel katmanlarımızda gerekli olan onarım, arınma ve şifayı bulabiliriz.

 

         Hayatımızdan negatifleri uzaklaştırmak ve pozitifleri dahil etmek için yogayı hayatınıza dahil edin…sağlıkla kalın…

                                                                             ŞERİFE KARAHANÇER

 

 

 

 

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir