ABHYASA VAIRAGYA

SWAMİ JNANESHVARA’DAN ABHYASA VE VAIRAGYA HAKKINDA

Abhyasa (pratik) ve vairagya (bağlanmama) tüm yoga sisteminin en özündeki iki prensiptir.

Abhyasa – pratik

Abhyasa kalıcı bir huzur hali oluşturma ve geliştirmede çabasız tutum geliştirmektir. Bu halin herhangi bir kesintiye uğramadan uzun süre devam etmesi gerekir. Pratikte derinleşme bu şekilde, kendi varlığının özünü direkt deneyimlemek suretiyle gerçeklelşir.

Vairagya- Bağlanmama

Bağlanmamak ancak gerçek Ben’i bulutla örten bağımlılıkların, korkuların, hoşnutsuzlukların ve yanlış kimliklerin bırakılmasıyla gerçekleşir.

İkisi birlikte çalışırlar. Pratik sana doğru yolu gösterirken, bağlanmama da bu içsel yolculukta karşına çıkabilecek acıların ve zevklerin seni yolundan caydırmasına izin vermez.

Diğer tüm yoga uygulamaları bu iki prensip üzerine dayanır. Bu birbirine eş uygulamalar sayesinde ancak aklın tüm seviyeleri üzerinde hakimiyet kurulabilir ve gerçek Ben deneyimlenebilir.

Kişinin yaşamında bireysel hareketlerinde, konuşmalarında ve düşüncelerinde seçebileceği iki farklı yol vardır. Biri gerçeklik ve doğruluk üzerine, benliğin ve kişisel farkındalığın üzerinedir. Diğer yol ise tam zıttı olarak, kişiyi yüce deneyimlerden alıkoyan yaöa biçimi, hareketler, konuşmalar ve düşünceler üzerinedir.

Abhyasa, kişinin sadece yaşam tarzı, davranışları, konuşmaları ve düşüncelerinde değil, ruhsal uygulamalarda da olumlu yoldan uzaklaşıp olumsuz yöne gitmesini engeller.

Vairagya ise kişiyi bağımlılıklardan ve aklı bulandıran şeylerden uzak tutar.

Ayırt etmek anahatrdır. Bağlanmamayı geliştirmek ve pratik yapabilmek için, hangi davranışların, konuşmaların ve düşüncelerin seni doğru yolda tutup hangilerinin seni yoldan çıkaracağını ayırt edebilmek gerekir. Kişisel yolculukta kullanılabilecek incelikli bir araç ve pratiğin temelini oluşturmada temel oluşturur bu ayırımı yapabilmek.

Abhyasa pratik demektir ancak çok geniş bir alanı kapsar. Davranışlarda altenatifler arasından en akıllıca olanını seçmeyi de kapsar. Aklın en huzurlu halini oluşturacak şekilde kararlar vermeyi de. Çünkü anlamının kapsadığı geniş alanlaki her şey, kişisel farkındalığa daha derin ve ustaca ulaşmaya yardımcı olur. Pratik olaraka abhyasa, sadhana kelimesiyle karıştırılmamalıdır. Sadhana da pratik demektir ancak daha spesifik olan; kişinin bedeniyle, nefesiyle ve aklıyla daha spesifik metodlar ve tekniklerle dış dünya ve diğer insanlar üzerinde çalışmasını içerir. Örneğin yoganın sekiz basamağı sadhanadır.

Abhyasa ile çalışma: Abhyasa huzur halini oluşturan tüm pratikleri içerir. Her seviyede, en dışsal en dünyevi olan davranışlardan, Abhyasa ile çalışmak için en kolay yol, bütün olandan başlayıp sübtile doğru yol almaktır.

Bunun için sessiz bir şekilde oturun. Bir kağıdı iki sütuna ayırın ve kişisel yaşamınızdan yansımaları yazın

Sabit, kararlı ve sürekli dinginlik ve huzur hali yaratan davranışlar, konuşmalar veya düşüncelerden şunları daha fazla yapmalıyım: Sabit, kararlı ve sürekli dinginlik ve huzur halinden uzaklaştıran davranışlar, konuşmalar veya düşüncelerden şunları daha az yapmalıyım:
 1)_______________
2)_______________
3)_______________
4)_______________
5)_______________
6)_______________
7) _______________
 1)_______________
2)_______________
3)_______________
4)_______________
5)_______________
6)_______________
7) _______________

Sütunun sağ tarafına muhtemelen kişisel yolculuğunda yeri olmayan zararlı alışkanlıklarını yaz. Sol tarafına ise muhtemelen yoga ile ilgili olan ve kişisel yolculuğunda yararlı olan pratiklerini yazacaksın. Bu alıştırma, meditasyon için sağlam bir temel oluşturacaktır. Sol sütuna yazdıklarınız doğrultusunda yaşamınızla ilgili alacağınız kararlar ve enerjinizi bunlara yönlendirmeniz, sağ sütuna yazdıklarınızın zamanla gözden kaybolmasını sağlayacaktır.

Pratiğini ne zaman ki uzun süreli, kesintisiz, içten bir adama ile yapıyor hale gelirsin, işte o zaman köklenmiş, durgun ve sağlam bir temel oluşturursun.

Yoga meditasyon halidir. Yoga meditasyonu yaşamının en önemli prensiplerinden biri, pratiğe ara vermeden devam etmektir. Genelde bir meditatör pratiğe başlar, birkaç hafta veya birkaç ay devam eder ve bir süre sonra hayatla ilgili bir gaile yüzünden bir süre durur. Sonra yeni baştan başlar. Yeniden başlamak her ne kadar iyi olsa da, hiç ara vermeden yapabileceğin daha rahat bir pratik geliştirmek daha yararlıdır. Günde 2-3 saat pratikle başlayıp yaşamsal faaliyetlerden dolayı ara vermek zorunda kalmak yerine daha kısa süreli ama düzenli pratik yapmayı seçebilirsin. Olur da yoruldum, sıkıldım vb bahanelerle pratiğine ara vermek istersen şunu düşün: her gün yemek yiyor, uyuyorsun. Tuvaletini her gün yapıyorsun. Her gün başka insanlarla dedikodu yapıyorsun ve olumsuz düşünceleri her gün aklından geçiriyorsun. Eğer her gün bunları yapabiliyorsan, seni huzura ulaştıracak pratiğini de her gün herhangi bir mazeret bulmadan yapabilirsin. Ve bunun sonu yok. Ta ki bir gün, pratiğin sağlam temeller üzerine kurulu, zarif ve hayatının bir parçası haline geldiğinde, yüzünde bir gülümseme belirecek ve anlayacaksın ki hayatının en değerli şeyi olmuş.

Davranış Geliştirme

Abhyasa ve vairagya sende satkara’nın gelişmesine sebep olacak. Satkara; özveri, samimiyet, saygı, olumlu tutum ve doğru davranış demektir. Her gün yapabileceğin seviyede ve sürede bir pratiği alışkanlık edindiğinden satkara çok daha kolay gelişecek. Böylece kalbinde bir defa parıldayan meditasyon ışığı, zaman içerisinde hayatına ruhani boyutta yön veren bir rehber haline gelecek.

Her şey dikkat ile başlar

Yoga meditasyon biliminde dikkat kritik bir konudur. Kendini nezaketle sevme yolunda dikkat en önemli formüldür. Keskin, net, gayretli dikkat ile uzun süreli ve kesintisiz pratik mümkün olabilir.

Sevgi, sevdiğin her şeyi bıraktığında geriye kalandır.

Bırakmak ve üstlenmemek

Bağlanmamayı anlatmanın en kolay yolu; bırakma sürecidir. Bağımlılıklarımızı ve nefretlerimizi bırakmayı kademeli olarak öğreniriz. Zihnin bağımlılıklarından katman katman kurtuluruz. Ancak bağlanmamanın ilk koşulu, bağımlılıkları bırakmak değil, ilk baştan üstlenmemektir.

Bağlanmama bastırma değildir

Bağlanmama, isteklerin, arzuların veya duyguların bastırılması demek değildir. Uyanış, bağımlılıkların farkına varmakla başlar.

Bağlanmama durmaktır

Bağlanmama felsefesini duyup yanlış yorumlayarak ve kendini kandırarak “bağlanmıyorum” demek kolaydır. Bu bağlanmamak demek değildir. Zihnin bağımlılıklarını gerçekçi bir şekilde görmek ve içsel ve dışsal yoga meditasyonu ile sistematik olarak bu göz boyamalardan kurtulmayı öğrenmektir.

Bağlanmama tarafsızlık (kayıtsızlık) değildir

Bağlanmamabir şey yapma hali değildir. Bir şey yapmama hali de değildir. O şey her ne ise artık aklını ilk etapta meşgul etmiyor, dikkatini çekmiyor demektir.

Sigara içmeyi yıllar önce bırakmış iki insan düşünün. Birinci kişi hala sigaraya bağlı, her sigara gördüğünde sigara içmeyi arzuluyor. Bu arzusu karşısında direnmesi ve bu şekilde sigara içmemesi durumuna (detachment) kayıtsızlık denir. İkinci kişi de eskiden sigara içiyordu ama artık sigara gördüğünde herhangi bir tepki göstermiyor, arzusu tamamen ortadan kalkmış hem bilinç hem de bilinçaltı seviyesinde. Bu duruma bağlanmama denir. Bağlanma hali bırakılmış değildir, yoktur.

Bağlanmama katmanlar boyunca derinleşir

Patanjali’ye göre bağlanmama varlığımızın daha derin katmanlarına indikçe kademeli olarak artar.Bağlanmamaya öncelikle günlük yaşamdaki nesnelerle ve insanlarla yani daha yüzeysel seviyede başlarız ancak pratiğimiz derinleştikçe psişik veya süptil güçleri ve deneyimleri de içeren bir hal alır. Sonunda görürüz ki tüm bunlar bireysel farkındalık yolculuğumuzda dikkatimizi dağıtmaktan başka bir işe yaramaz ve bunları da bir kenara bırakırız.

Vairagya ila çalışma: Vairagya veya bağlanmama, siyah ve beyaz kadar veya olmak veya olmamak kadar net değildir. Genellikle aşama aşama gelişir.

Bağlanmamayı daha iyi anlamak için bağımlılıklar ve iğrenilen şeyler ile ilgili kişisel örnekleri keşfetmekte fayda var. Bir kağıt üzerine aşağıdaki sütunları çizin ve sadece şu anda değil geçmişinizde de bırakmayı deneyimlediğiniz şeyleri yazın.

Bağımlılıklar ve iğrenmeler
Bağımlı olduğum, cazip bulduğum, bana faydası olmayan ve bırakmam gereken düşünceler, inançlar, fikirler, insanlar, kurum veya kuruluşlar: İğrendiğim, bana faydası olmayan ve bırakmam gereken düşünceler, inançlar, fikirler, insanlar, kurum veya kuruluşlar:
 1) ______________ #:___
2) ______________ #:___
3) ______________ #:___
4) ______________ #:___
5) ______________ #:___
6) ______________ #:___
7) ______________ #:___
 1) ______________ #:___
2) ______________ #:___
3) ______________ #:___
4) ______________ #:___
5) ______________ #:___
6) ______________ #:___
7) ______________ #:___
 #işaretiyle belirtilen yerlere de bağımlılığın veya iğrenmenin derecesini yazın 1 ile 10 arasında (10 en yüksek)
Eski bağımlılıklar ve iğrenmeler
Bıraktığım eski  bağımlılıklar: Bıraktığım eski iğrenmeler:
 1) ______________ #:___
2) ______________ #:___
3) ______________ #:___
4) ______________ #:___
5) ______________ #:___
6) ______________ #:___
7) ______________ #:___
 1) ______________ #:___
2) ______________ #:___
3) ______________ #:___
4) ______________ #:___
5) ______________ #:___
6) ______________ #:___
7) ______________ #:___
# işareti ile belirtilen yere bağımlılığın veya bırakmanın 0 ile 10 arasındaki derecesini yazın. Düşük rakamlar o bağımlılığın veya iğrenmenin bırakılmasını güçlendirecektir. Eğer geçmişte bazı şeyleri bırakabildiyseniz şimdi ve gelecekte de bunu yapabilirsiniz ve yoga meditasyonunuz bu süreçte faydalı olacaktır.

 

Bağlanmamanın 3 seviyesi

Vairagya 3 seviyede gerçekleşen sistematik bir süreç olarak düşünülebilir.

  1. Gerçek dünya: Günlük yaşantımızda zihinsel izlenimlerimiz bağımlılıkların veya iğrenmelerin çeşitli şekilleriyle ve çeşitli derecelerde boyanır. Bu ilk seviye bu esaretlerden özgürleşmeyi ve daha derin bir içsel huzuru deneyimlemeyi geliştirir.
  2. Her şey arasında: Gerçek dünya ile ruhani dünyanın katmanları arasında bir çok nesne vardır. Zihin durdurulduğunda bu süptil seviyeler keşfedilir ve bağımlı olmamak ile ayırt etmek arasında bağ kurulur. Örnek olarak meditasyon yaparsın ama pranik enerjiye, beş elemente, duyulara bağımlı olmazsın.
  1. Subtlest building blocks: Burada guna’lar bulunur. Üst seviyede bağımlılıklardan kurtulma vardır yogi için.

Fiziksel evren de katmanlardan oluşmuştur. Bunlar; partiküller (protonlar, elektronlar, nötronlar), atomlar, moleküller, bileşimler ve nesnelerdir. Partiküller atomu, atomlar molekülleri, moleküller bileşimleri, bileşimler nesneleri oluşturur. Bağımlılıklarından ve iğrenmelerinden partikül seviyesinde serbest kaldığını düşün. Bu seviyeye ulaştığında fiziksel dünyanın diğer tüm nesnelerinden de serbest bırakabilirsin kendini.

SWAMİ KRİSHNANANDA’DAN VAİRAGYA HAKKINDA

Duyarsızlığın (dispassion) 3 hali vardır eskiler tarafından bize öğretilen.

Birincisi; Bir cenaze töreninde cesedin yakılmasını izlerken bir iğrenme hissedersiniz. Ölen kişi yakılmış, külleri savrulmuş, rüzgara karışmıştır. Artık yoktur. Nerede olduğu bir muammadır. Geriye külleri kalmıştır. Ne acı diye düşünürsünüz, ne yazık, benim de kaderim bir gün böyle olacak. Bu vairagyadır, smasana vairagyadır -ölü yakma yeri vairagyası. Sonra eve dönersiniz ve evinizin sıcak atmosferi size hissettiklerinizin yarısını unutturur, işler çok da kötü değil dostum der, her şey geçti. Birkaç gün sonra düşünceler daha tatmin edici, rahatlatıcı ve mutluluk vericidir. Vairagya artık gitmiş yerini tarafsızlığa, duyarsızlığa bırakmıştır. Ruhani bir tarafı artık kalmamıştır. Bu yoga pratiğinizde size yardımcı olmaz.

Diğeri abhava vairagya’dır. Bir şeye sahip olamadığımız için ona karşı istek duymayız. Everest dağının tepesinde örneğin, süt bulamayacağımız için canımız süt istemez, tamam süt içmeyeceğim deriz. Bu derin bir vazgeçmedir aslında ama ulaşılamadığı durumda ortaya çıkar. Ama ona sahip olduğumuzda doğal olarak onu isteriz. Dolayısıyla bunun da ruhani bir tarafı yoktur. Bu yüzden sadece vairagya değil, abhava vairagya’dır.

Üçüncüsü prasava vairagya’dır. Bir kadın hamileyken iğrenme hisseder, sancıların ızdırabı ona korkunç hissettirir. Sancılar yüzünden hayat anlamsız görünür ve zihin hep üzüntü yaratır. Ama bu da diğer vairagya’lar gibi geçicidir. Çünkü acı geçtiğinde, eskiden acı çekmiş olduğunu anımsasa dahi artık rahatlık ve memnuniyet vardır.

Bunların hepsi de yoganın bizden istediği vairagyadan farklıdır. Burada önemli olan objenin kendisi değildir, objeye karşı geliştiriken tutumdur. Bir hırsızın veya bir cimri altına karşı açgözlüdür. Ama bir çocuk için altın bir şey ifade etmez. Çünkü onun için altın değeri taşımaz. Altın ise kendi başına altındır, ister bir çocuğun ister bir cimrinin ister bir hırsızın elinde olsun. Aynı objedir, karekteri değişmemiştir. Değeri aynıdır. Bir bebeğin altına gösterdiği tepki ile bir hırsızın veya cimrinin tepkisi farklıdır.

Objelerin doğası zihin üzerinde bir etki bırakır şüphesiz ancak her ne kadar ilgi çekici olsa da bu nesneler, yoga, nesnelerin varolan durumlarıyla içsel uyum halinde olmayı gerektirir. Yoga, dünyanın değişmesi dönüşmesi gerektiğini söylemez, bu gereksizdir. Gerekli olan varolan düzene kendi uyumunu katmaktır. Dünya tanrı tarafından düzeltilmek üzere yaratılmamıştır, tam da olması gerektiği gibi, bilgelikle yaratılmıştır. Tanrının vazifesi de dünyayı düzeltmek değildir. Tanrının yarattığı şeyi herhangi bir insanın veya insan grubunun düzeltebileceği düşünmek de beyhudedir. Tanrının bilgeliğini kabul etmek demek, yarattığı her şeyin belirli bir düzeni olduğunu ve bu düzenin doğru olduğunu kabul etmek demektir.

Yoga, kozmik düzene uyum sağlamak için bireysel dönüşümü amaçlar. Kozmik düzen değişmez. Tanrının yarattığı şey değişmez, insanların yarattığı şeylerin değişmesi gerekir.

“Yeterli” duyusu geliştirilmelidir. Bir şeye sahip olmadığımız için değil, bir şeyi elde edemediğimiz için değil, dışarıdan bir tehdit oluştuğu için değil, sadece o şeye ihtiyaç duymadığımız için, yeteri kadar şeyimiz olduğu için.

Eski bir Vedanta tekstinde şöyle geçer; Dünyaya hakim olan bir imparatorun herhangi bir arzusu yoktur. Çünkü arzulayacak bir şey yoktur onun için, isteyebileceği her şeye sahiptir. Dünya ayakları altındadır. Başka ne arzulayabilir ki?  Zaten dünyaya hükmetmektedir. Peki ya bütün dünya onun ise, bir bilgeye ne kalır? Bir bilgenin de herhangi bir arzusu yoktur. Ama onun sebebi başkadır. Bilge de imparator da her şeye sahiptir. Önemli olan sizin hangi açıdan baktığınızdır, bilge mi imparator mu?

Çeviri: Aslı İba Duran

 

 

 

 

 

Ayurvedik Yoga Terapist Eğitmenlik Eğitimi

Ayurvedik Yoga Terapist Eğitmenlik Eğitimi 1 modülünü tamamladık.

Karşıyaka Muharrem Candaş Spor Salonu

Karuna Yoga olarak her salı 09:00 -10:00 da Muharrem Candaş Spor salonundayız. Asuman Sarıgöl hocamızın ücretsiz yoga derslerine tüm İzmir halkı davetlidir.

Kavi İle Masaj Terapi- Modül 1(Sırt Masajı)

KAVİ İLE MASAJ TERAPİ – 1. Modül, Sırt Masajı
Tarih: 9-10 Aralık 2017
Saatler: 10:00 – 18:00
Yer: İzmir Karuna Yoga
Rezervasyon ve fiyat bilgisi için 0545 5318775

Toplam 3 modülden oluşan Kavi ile Masaj Terapi eğitiminin ilk modülü olan Sırt Masajı, uygulama ve bol pratik ağırlıklıdır.

Masaj terapisti Kavi, katılımcılara bedene farkındalık ile yaklaşmanın yollarını ,bedendeki blokajların ve ağrıya sebep olan tetik noktaları (fibrozit, kulunç vb.) nasıl tespit edileceğini ve yıllardır kişiler üzerinde uyguladığı güvendiği masaj tekniklerinin uygulama yöntemlerini öğretecek.
Katılımcılar 2 gün sürecek toplam 14 saat olan bu Masaj Terapi eğitimi ile kendilerine ve başkalarına farkındalıkla, güvenli bir şekilde dokunarak ağrıyı dindirmenin, bedeni rahatlatmanın yollarını öğrenecek, Shiatsu, Marma Point, Triger Point, Deep tissue, Myofascial masaj ve enerjetik çalışmalar gibi etkili masaj tekniklerine giriş yaparak sırt kasları, insan anatomisi, kasların çalışma sistemi ve psikolojisinin bedene yansıması hakkında bilgi sahibi olacaklar.

1. Modül, Sırt masajı konusunda deneyimli ya da deneyimsiz herkesin katılımına açıktır. Basarı ile tamamlayanlara katılım belgesi verilecektir.
Masaj Terapi eğitiminde derinleşmek isteyenler, 2. ve ardından 3. modüllere devam edebilirler.

Kavi Hakkında;
Tetik Nokta, Derin Bağ Dokusu, Klasik Masaj, Medikal Masaj, Thai Masaj, Shiatsu, Refleksoloji, Taş Terapi ve Ofis Masajı eğitimleri alan Kavi, bütün öğrendiği teknikleri entegre ederek kendine has bir Masaj Terapi yöntemi uygulamaktadır.Hayatına meditasyon pratiğini katması ile kazandığı farkındalık ve hassasiyeti masaj seanslarına katan Kavi her seansı, kişi için derin ve rahatlatıcı bir deneyime dönüştürmektedir. Masaj seanslarında kişiler özel olarak değerlendirilmekte, o kişinin sağlığı, yaşam biçimi ve duygusal durumu dikkate alınarak masaj seansı oluşturulmaktadır. Sadece fiziksel değil aynı zamanda enerjisel bir terapi olan bu masaj seansı ile dengelenen dolaşım ve sinir sistemi sayesinde iyileşme süreci hızlanabilir, kasların esnekliği ve eklemlerin hareket kabiliyeti artabilir, duruş bozukluklarından kaynaklanan ağrılarda azalma , hastalıklara karşı vücut direncinde artış, stresten arınma, derin bir dinlenme hali hissedilir.

Katıldığı Eğitimler:
• 520 saatlik Milli Eğitim Bakanlığı onaylı Sertifika Programı – Prof.Dr.Ahmet Hamdi Turgut Türkiye Masaj Enstitüsü – 120 saat Anatomi, Klasik Masaj ( Alman Hoffa Tekniği), Derin Doku masajı (Deep Thisu), Tıbbi Masaj, Spor Masajı, Reflexoloji, Shiatsu, Thai Masajı, Aroma Terapi, Taş Terapi ve Ofis Masajı Eğitimleri
• Alman terapist ve eğitmen Tatjana Rottenberg ile Tetik Nokta (Triger Point) Masaj Eğitimi
• Yrd. Doç. Dr. Soner Özsu ile Anatomi, ,Kinesyoloji, Streching, Fasya, Tensegriti, Scar Doku Tedavisi ve Tetik noktalarının yansıyan ağrıları konularında çalışmalar
• İranlı terapist Naggisa ile Kranio Sakral Terapi – İçindeki Şifacıyı Uyandırma Eğitimi
• Dr.Upledger Institute International Sertifikalı Kranio Sakral Terapi Eğitimi
• Hindistan Anjali,School of Ayurveda & Panchakarma Ayurveda Study Center’da Panchakarma, Shirodhara, Abhyanga. Marma Points of Ayurveda Eğitimleri
• Devrim Akkaya ile Reiki
www.izmirkarunayoga.com

29 Ekim Cumhuriyet Bayarımımız Kutlu Olsun

“Efendiler, yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz”

27 Ekim 1923‘te Vekiller Heyeti’nin istifası TBMM’de okunduktan sonra, yeni bir vekiller heyeti kurma yolunda çalışmalar başladı. Muhalefetin yeni hükûmet kurma çabasında bir sonuç alınamadı. 28 Ekim’de Çankaya Köşkü’ndeki akşam yemeğinde İsmet Paşa, Fethi Bey, Kazım Paşa, Kemalettin Sami Paşa, Halit Paşa, Rize mebusu Fuat ve Afyon mebusu Ruşen Eşref Bey’i misafir olarak ağırlayan Mustafa Kemal Paşa, kabine bunalımından çıkma yolu üzerine görüştü ve misafirlerine “Efendiler, yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz” dedi. Yemekten sonra Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa birlikte kanun tasarısını hazırladı.

29-ekim-cumhuriyet-bayrami-cumhuriyet-nasil-ilan-edildi-1

 

Halk Fırkası Grubu toplantısı ve Cumhuriyet’in ilanı

Mecliste 29 Ekim 1923 sabahı toplanan Halk Fırkası Grubu kabine değişikliği için görüşmelere başladı. Görüşmelerin çıkmaza girmesi üzerine Mustafa Kemal Paşa’nın meselenin halli için görevlendirilmesine karar verildi. Çözüm için bir saat izin isteyen Mustafa Kemal, bir saat sonra kürsüye çıkarak yönetim biçiminin Cumhuriyet olması halinde hükûmet bunalımlarının yaşanmayacağının, bunun için rejimin Cumhuriyet olarak tescil edilmesi ve yönetim biçiminin buna göre düzenlenmesi gerektiğini ifade etti ve anayasa değişikliği teklifini sundu. Fırka toplantısında yapılan konuşmaların ardından teklifin önce bütünü, sonra ayrı ayrı maddeleri okunarak kabul edildi.

“29 Ekim 1923 tarih ve 364 sayılı Teşkilât-ı Esasîye Kanununun Bazı Mevaddının Tavzihan Tadiline Dair Kanun” ile 1921 Teşkilât-ı Esasîye Kanunu’nun altı maddesinde (ilk hali) (1, 2, 4, 10, 11 ve 12. maddeler) değişiklik yapılmış; birinci maddesi şu şekilde değiştirilmiştir:

“Hâkimiyet, bilâkaydü şart Milletindir. İdare usûlü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir. Türkiye Devletinin şekl-i Hükûmeti, Cumhuriyettir”. (tam metni)

Meclis toplantısı

Halk Fırkası Grubunun toplantısından hemen sonra meclis toplantısı açıldı. Meclis başka konularla meşgul okurken, teklif edilen kanun tasarısı Kanun-ı Esasî Encümeni tarafından usulen incelenip tutanağı hazırlandı. Kanun, birçok konuşmacının “Yaşasın Cumhuriyet!” sesleriyle alkışlanan konuşmalarıyla kabul edildi. Ardından cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. 158 üyenin oybirliği ile Ankara Milletvekili Gazi Mustafa Kemal cumhurbaşkanı seçildi.

29 ekim cumhuriyet bayramı izmir

 

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı olarak kabul edilmesi

29 Ekim 1923’te TBMM, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu (1921 Anayasası)’nda yaptığı değişiklikle, devletin yönetim biçimini cumhuriyet olarak ilan etmiştir. Aynı gece bu ilan, atılan 101 pare top ile kutlanmıştır. 1924 yılında ise cumhuriyetin ilanı şenliklerle kutlanmıştır.

2 Şubat 1925’te, Hariciye Vekaleti’nce (Dışişleri Bakanlığı) düzenlenen bir kanun teklifinde 29 Ekim’in bayram olması önerilmiştir. Bu teklif Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelenmiş ve 18 Nisan’da karara bağlanmıştır. 19 Nisan’da ise teklif TBMM tarafından kabul edilmiştir. 628 sayılı bu kanun ile 29 Ekim, 1925’ten itibaren ülke içinde ve dış temsilciliklerde bayram olarak kutlanmaya başlamıştır.

Kartal Pozu

Kartal Pozu

GARUDASANA (Kartal Pozu) 

Garuda büyük bir yumurtadan çıktı. Milyonlarca güneş kadar parlaktı. Onun gücünden korkan tanrılar ona bedence ve güç bakımından küçülmesi için yalvardılar. Bir bakıma biz de biraz Garuda gibiyiz. Bizler yaşamdan daha da büyük ruhani varlıklarız. Madde bir bedende doğarak kendimizi büyülük ve enerji bakımından küçülttük. Bu şekilde çok yüce olan ruhsal gücümüzün bir kısmı saklı kaldı. Kartal pozu kollar ve bacaklar açık ve uzun başlar, sonra vücudumuzu kısaltarak kendimizi içe çekeriz. Bu pozda bir süre kalırız sonra açılırız. Biz ruhsal varlıklar insani tecrübeler yaşarken zorluklarla karşılaşırız. Bu zorluklara ilahi olan doğamıza dönerek başa çıkarız. Tıpkı Garuda’nın annesini kurtarmak için ölümsüzlük içkisini bulmaya çalışması gibi.

Çeviri
Yeşer Eren


İzmir Karuna Yoga
Adres: Bostanlı Mah. Cengiz Topel Cad. 6347. Sok.Onurlular Apt. No:5 35590 Karşıyaka/İZMİR 
E-Mail: yoginiserife@gmail.com
Telefon: 0545 531 87 75 (Şerife Karahançer)

Turna Pozu

Turna Pozu

BAKASANA(Turna Pozu)

Bu poz suda duran bir turna kuşunun duruşuna benzer. Hint mitolojisinde günün birinde toprak kavgası yapan iki aile vardır. Mahabharata ve Pandava aileleri. Beş Pandava erkek kardeş bir iddiada Mahabharata ailesine yenilince krallıktan reddedilirler. Ceza olarak on iki yıl boyunca ormanda kalacaklardır. Bir gün çok susarlar ve göle giderler. Aniden bir ses onlara hangi kardeş su içmeye kalkarsa öleceğini söyler. Ancak kardeşler bu sese riayet etmezle ve dört kardeş arka arkaya ölürler. En son beşinci kardeş gelir. Kardeşlerinin öldüğünü görünce çok üzülür. Ses tekrar konuşur ama bu sefer Yudhisthara konuşanı görür. Kocaman bir turna kuşudur konuşan. Ölüm tanrısıdır aslında. Kardeşlerini ben öldürdüm, eğer sudan içersen sen de ölürsün der. Ancak sorularını doğru cevaplarsa ona hayatını bağışlayacaktır. Birinci soru şudur: ‘Dünyadan ne haberler var?’Yudhisthara bu soruya dünyevi bir yanıt vermez onun yerine şöyle der:’Tüm canlılar içlerindeki ilahi doğalarını kaybettiler, bir cehalet içerisine düştüler ve acı çekmekteler.’İkinci soru şöyleydi:’Dünyanın harikası nedir? Yine dünyevi bir cevap vermedi, şöyle dedi:’Her şey ama her şey ölmekte ama biz hala bu bize olmayacakmış sanıyoruz.’ Üçüncü soru ise şöyleydi:’Doğru yol nedir?’ Cevap şöyle geldi:’Doğru yol yogilerin ve azizlerin ulaştığı kendini bilme yoludur.’ Son bir soru daha sorar turna kuşu:’En mutlu kimdir?’ ‘Tüm karmasını temizlemiş kişidir.’ Der genç adam. Sonunda turna kuşu gerçek kimliğini söyler, kendini ölüm tanrısı Yama olarak tanıtır. Bu sorular karşısında Yudhisthara dengesini kaybetmemiştir. Biz de bu pozda konsantre olarak dengede kalmaya davet ediliyoruz.

Çeviri
Yeşer Eren


İzmir Karuna Yoga
Adres: Bostanlı Mah. Cengiz Topel Cad. 6347. Sok.Onurlular Apt. No:5 35590 Karşıyaka/İZMİR 
E-Mail: yoginiserife@gmail.com
Telefon: 0545 531 87 75 (Şerife Karahançer)

Karga pozu

Karga pozu

EKA PADA KOUNDİNYASANA (Karga Pozu)

Bu poz Bilge Koundinya ile prens Siddharta’nın hikayesidir. Prens doğunca pek çok bilge prensle ilgili çok güzel tahminlerde bulunurlar. Yalnız bir tek bilge-Koundinya prensin krallığı terk edeceğine dair bir kehanette bulunur. Kral bunu üzerine bilgeyi krallıktan men eder. Gitmeden önce krala şöyle der. ‘Oğlunun aydınlandığı gün ben orada olacağım ve ona aydınlanmış anlamına gelen Buda adını vereceğim der. Kral ve kraliçe oğullarını korunaklı yerlerde tutarlar. Saraydan dışarı çıkarmazlar. Ancak prens büyüyünce dışarıdaki hayatı tanımak ister. Kral tüm yaşlı, hasta, fakir insanları ortadan kaldırtır. Prens yollarda gezerken hayatın hep mutlu, zengin ve sağlıklı olduğunu düşünür. Prens köşeyi dönünce yoldan çıkar ve apayrı bir mekana doğru ilerler. Orada yaşlı, hasta ve fakir insanlar görür. Bir gece yarısı prens insanlığın acı çekişini sona erdirmek için saraydan kaçar, dışarıda onu Koundinya beklemektedir. Yıllarca ikisi birlikte kendilerini bedene ve zihne olan bağımlılıktan kurtarmak için çilekeşçe bir tutum sergilerler. Ama sonunda prens daha fazla acıdan başka bir şey elde etmediklerini görür. Prens bu fikrini söyleyince bilgeyle olan birliktelikleri sona erer. İşte böylece prens bir Orta Yol bulur. Buna Budizm yolu da denir. Aydınlanmasının üzerine Koundiya’yı bulur ve ona 4 gerçekten bahseder. O an bilge prensin artık Buda olduğunu anlar ve onun öğrencisi olur. Bu 4 gerçek şunlardır: – Yaşamak acı çekmektir. – Arzular acının temelidir. – Acıyı durdurmak mümkündür. – Acı sekiz ilke ile durdurulabilir. Doğru anlayış, doğru düşünce, doğru konuşma, doğru davranış, doğru yaşam,doğru çaba, doğru farkındalık ve doğru konsantrasyon. Bu poz bize aydınlanmaya giden zorlu yolu hatırlatır.

Çeviri
Yeşer Eren


İzmir Karuna Yoga
Adres: Bostanlı Mah. Cengiz Topel Cad. 6347. Sok.Onurlular Apt. No:5 35590 Karşıyaka/İZMİR 
E-Mail: yoginiserife@gmail.com
Telefon: 0545 531 87 75 (Şerife Karahançer)

Tekerlek Pozu

Tekerlek Pozu

Urdhva Dhanurasana
CHAKRASANA(Tekerlek Pozu)

Bu poz çok derin bir geriye eğilme pozudur. Aynı zamanda mukha dhanurasana (yay) pozuna da benzemektedir. Tek farkı bu pozda eller yay pozunda olduğu gibi ayak bileklerini kavramaz. Bu pozun anlamı vücudun tekerlek gibi dönmesidir. Yogiler vücudumuzda enerji merkezleri tespit ettiler ve bunlara chakra adını verdiler. Çünkü görünüş olarak dönen tekerleklere benziyorlardı. Yoga pratikleri bu enerji tekerleklerinin dengeli bir şekilde dönmesine yardımcı olmaktadır. Tekerlek pozunda omurgamızı açıp ellerimizle bileklerimizden yakaladığımızda enerji serbestçe tüm vücudumuzu dolanarak tüm çarka merkezlerimiz dengelenir.

Çeviri Yeşer Eren


İzmir Karuna Yoga
Adres: Bostanlı Mah. Cengiz Topel Cad. 6347. Sok.Onurlular Apt. No:5 35590 Karşıyaka/İZMİR 
E-Mail: yoginiserife@gmail.com
Telefon: 0545 531 87 75 (Şerife Karahançer)

Her canlının kendi yogası vardır…

Her canlının kendi yogası vardır…

Dünyada ne kadar canlı varsa onların kendi yogaları vardır ve ne kadar insan varsa herkesin yogası kendinedir. Kendi sesimiz, kendi yürüyüşümüz, gülüşümüz gibi yoga da bize özgüdür1f64f - Her canlının kendi yogası vardır...


İzmir Karuna Yoga
Adres: Bostanlı Mah. Cengiz Topel Cad. 6347. Sok.Onurlular Apt. No:5 35590 Karşıyaka/İZMİR 
E-Mail: yoginiserife@gmail.com
Telefon: 0545 531 87 75 (Şerife Karahançer)